Yeni özelge düzeni ve sorunlari

01.02.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1351 görüntülenme YAZDIR

Yeni özelge düzeni ve sorunlari
1 Subat 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesine göre mükellefler, Maliye Bakanligi’ndan veya Maliye Bakanligi’nin bu hususta yetkili kildigi makamlardan vergi durumlari ve vergi uygulamasi bakimindan müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkinda izahat isteyebilirler. 
Ayni maddenin 2. fikrasina göre, yetkili makamlar da açiklama istenen konularda mükellefe yazili açiklama vermek zorundadirlar. Bu yazili açiklamalarin uygulamadaki adi “mukteza” veya “özelge”dir. Ayni konuda açiklama talebi birden fazla ise bu konuda “sirküler” adi verilen metinlerle ortak açiklama da verilebilir. 
Bugünkü haliyle idare tarafindan verilen bu açiklamalar baglayici midir? Mükellef için degildir, inceleme elemanlari için degildir, yargi için degildir. Dolayisiyla sadece idareyi ve kendini özelge ile bagli kabul eden meslek mensuplarini baglar. 
Pek çok OECD üyesi ülkede özelge istenebilmesi, isteyebilecek kisiler, konu veya mükellefiyet sekli itibariyle sinirlandirilmis olmasina karsin, bizde sinirsiz izahat isteme esasi kabul edildiginden, bugün idare, mukteza taleplerine yetisemez hale gelmistir. Özellikle meslek mensuplarina veya meslek mensuplarinin varligina ragmen mükelleflere bedava danismanlik seklinde isleyen bu müessesenin ve sonuçlarinin yasal düzenlemesinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Özelge bugün için, sahsina özelge verilmis olan kisiye ceza kesilmesini önlemekte, gecikme faizini ve vergi aslini etkilememektedir. Ceza zaten uzlasmaya müracaat halinde büyük ölçüde kaldirildigindan, özelgenin çok fazla bir islevinin oldugu söylenemez. 
Kanunda yeni bir düzenleme yapilmayinca, Maliye Bakanligi herhalde is yükünü azaltmak ve müesseseyi bir düzene baglamak amaciyla, 16 Ocak 2010 günlü Resmi Gazete’de yayimlanan 39 No’lu Vergi Usul Genel Tebligi ile bazi düzenlemeler yapmistir. 
Yeni özelge düzenine göre, sadece mükellefler ile vergi sorumlulari, bunlarin mirasçilari, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekilleri özelge talebinde bulunabileceklerdir. Önceden oldugu gibi, odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluslar, üyelerine bildirmek üzere özelge talebinde bulunamayacak olup, talebin üyelerin kendileri tarafindan yapilmasi gerekmektedir. 
Özelge taleplerinin, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakimindan sürekli mükellefiyetlerinin bulundugu vergi dairesi baskanliklari ile vergi dairesi baskanligi bulunmayan illerde defterdarliklara, sekli ve metni Gelir Idaresi Baskanligi’nin web sayfasinda bulunan “özelge talep formu” ile yapilmasi gerekmektedir.
Genel tebligde özelge talebinin, mükelleflerin ve vergi sorumlularinin vergi uygulamalari ile ilgili islemlerinin gerçeklesmesinden önce yapilmasi gerektigi açiklanmis ve “Mükellef ve vergi sorumlularinin vergi cezasina muhatap tutulmamalari için, kendilerine verilmis olan özelgenin, vergi uygulamalari ile ilgili islemlerinin gerçeklesmesinden önce yapilan taleplere iliskin olmasi gerekmektedir. Bir baska ifadeyle, 369 ve 413’üncü maddeler itibariyle özelge, yetkili makamlarca verildigi tarihten önce gerçeklestirilen islemlerden dolayi vergi cezasi kesilmesini engellemeyecektir” denilmistir. 
Genel teblig ile getirilen bu düzenlemenin bir yasal dayanagi yoktur. Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesinde böyle bir ayrim yapilmaksizin mükellef veya vergi sorumlularina, süpheli gördükleri veya tereddüde düstükleri konularda idareden yazili açiklama isteme olanagi saglanmistir. 
Yine, Vergi Usul Kanunu’nun 413/son ve 369/1. maddelerinde de verilen özelgeye uygun davranan veya kendisine yanlis özelge verilmis olan kisiye ceza kesilmeyecegi hükme baglanirken, bu maddelerde de özelgenin cezayi kaldirma islevi açisindan mükellefin tereddüde düstügü ve izahat istedigi olayin yetkili makamlarca özelgenin verildigi tarihten önce gerçeklesmemis olmasi kosulu aranmamistir. 
Maliye Bakanligi bu ihdas ettigi yeni kosul ile kanunu asmis ve kanunda olmayan kosul ihdas edilmistir. Bu nedenle bu kosula, özelgenin cezayi kaldirma islevinin söz konusu oldugu ihtilaflarda yargi tarafindan itibar edilmeyecegi açiktir. 
Ekonomik yasamda olaylar ve hukuki islemler, vergi faktöründen önce gerçeklesir. Vergi ve muhasebe sonradan gelir. Hiç kimse evini veya arabasini satarken veya bir vadeli islem gerçeklestirirken, önce özelge alayim, birkaç hafta özelgenin cevabini bekleyeyim diye beklemez. Islemi yapar, sonra muhasebe kaydinin nasil yapilacagini veya nasil vergilendirilecegini düsünür. 
Bütün bu nedenlerle bakanligin, genel tebligin bu kismini gözden geçirmesinde yarar vardir.

01.02.2010 | Referans Gazetesi