BEN BU SEÇIMLERI SEVDIM

02.06.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1361 görüntülenme YAZDIR

BEN BU SEÇIMLERI SEVDIM

 

(2.6.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

Ben bu seçimleri hem de çok sevdim. Yasamimda büyük bir rahatlik getirdi. Daha huzurlu çalisiyorum. Çünkü Nisan ayinin basindan bu yana yasama organi tatilde. 7 Haziran seçimlerinden sonra toplanacak.

Varsin toplansin, milletvekillerinin yemini, hükümet programinin okunmasi, güven oylamasi derken Temmuz ortasini buluruz. Sonra her halde yine tatile girer. Ekim basinda tekrar toplanir ve yasama yili baslar. Sonraki sürecin büyük kismini zaten bütçe kanunu alacaktir.

Simdi diyeceksiniz ki, “sana ne meclisin tatilinden, sen milletvekili misin, tatil sana mi?” Bu soruyu sormakta haklisiniz ama tatil gerçekten bana, yani biz hukukçulara.

Hayatimizdaki en büyük degisiklik, her ay bir –iki tane yasalasan torba kanun yok. Her bir Torba Kanun ile degisen onlarca kanunun onlarca maddesi yok.

Her aksam eve gelip, onlarca maddeyi tek tek arastirmak, hangi kanunun hangi maddesi degisti diye ugrasmak, eldeki kanun kitaplarina onlari tek tek islemeye çalismak yok. Islemekle bitmiyor, yürürlük tarihlerine bakip not etmek de yok. Gerekçeleri arastirmak yok.

Kaldirilan maddeleri tek tek bulup, neden kaldirildigini anlamaya çalismak yok.

Üç ay önce aldigim kanun kitaplarini, artik eskidi diye atip, yeni baskisini almak yok.

Her hangi bir yazi veya görüs hazirlarken mevcut kanun kitaplarina güvenemeyip, acaba atladigim bir degisiklik var mi diye her madde için, güvenilir kaynak olarak Basbakanlik web sayfasina girip mevzuat bölümünden kontrol etmek yok.

            Yaklasik 8-9 yil önce, çok degerli ve konusunda uzman bir hukukçunun bürosuna hukuki görüs alis verisi için gittigimde, elinde bir Ticaret Kanunu görmüstüm. Sayfalari yipranmis, ama her tarafi notlarla, içtihatlara veya makalelere göndermeler yapan küçük notlarla doluydu. Sayfalarda adeta basili maddelerden çok notlar vardi. Açikladi, “ben bu kanunu 1974’den beri kullaniyorum, notlar da yillarin birikimi” dedi.

Benim hiç böyle bir vergi kanunum olmadi. Ben de sayfalara notlar alirim. Ama o kanun kitabinin hiçbir zaman ömrü 6 ayi bile geçmedi. Önceleri o notlari hep yeni baskilara da tasirdim. Baktim sonu yok, bos verdim.

Hukuk kitaplari satan kitapçilarda vergi hukuku, kambiyo hukuku, gümrük hukuku, sermaye piyasasi hukuku gibi alanlarda diger hukuk alanlarina nazaran pek fazla monografik esere rastlayamazsiniz. Yazan da, yazilani basan da yok. Kitapçilar bu alanlarda kitap basmayi pek sevmiyorlar. Sebep de mevzuatin çok hizli degismesi. “satamiyoruz, elde kaliyor” diyorlar. Haklilar.

Geçtigimiz günlerde Yeditepe Üniversitesinde “Adnan Tezel Hocayi Anma Günü” olarak, zaten duyurdugum bir toplanti düzenlendi. Izleyicilerden biri, “Danistay’in Daire içtihatlarinda farkliliklar ve çeliskiler olusuyor, Niçin içtihatlari birlestirme yoluna gidilmiyor” diye bir soru sordu. Konusmacinin “Içtihatlari birlestirme kurulu toplanip konuyu karara baglayana kadar zaten mevzuat degisiyor, kurulun karar vermesinin anlami kalmiyor” seklindeki cevabi da beni dogruluyordu. Evet, kanunlardaki hizli ve çok sayida degisim, içtihat olusumunu da engelliyor.

Doktora seminer derslerimden biri Anayasa Hukukuydu. Rahmetli hocam Prof. Dr. Tarik Zafer Tunaya’nin esliginde  “Ikinci Meclis : Cumhuriyet Senatosu” baslikli seminer ödevi hazirlayip sunmustum. O zamanlar 1961 Anayasasi yürürlükte idi ve TBMM., Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak iki meclisli bir yapiya sahipti. Ödevimde iki meclisinde ayni seçim sistemi ile olustugunu, dolayisiyla iki mecliste de ayni partilerin çogunluk sagladigini, bu nedenle ikinci meclisin bir islev ifa edemedigini, bu nedenle de yasama faaliyetlerini yavaslatmaktan baska bir fonksiyon ifa etmedigini ve bu nedenle de kaldirilmasinin yararli olacagini savunmustum.

Ancak simdi görüyorum ki, yasamanin çok hizli çalismasinin da baskaca sakincalari varmis. En azindan torba kanun sistemi ile hizli çalismak,  tasari veya tekliflerin iyi tetkik edilmemesi ve bir torba ile yapilanin diger torba ile degistirilmesi veya yeniden düzenlenmesi zaruretini ortaya çikardi. Bu arada hizin getirdigi maddi hatalar da gördük. Örnegin Veraset ve Intikal Vergisi Kanununun 4. maddesine 5234 sayili Kanunla (m) bendi eklendi. Ama sonradan ortaya çikti ki, maddenin zaten (m) bendi var. Bendin numarasi daha sonra 5281 sayili Kanunla (n) olarak degistirildi. Ayni sorun Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine 6322 sayili Kanunla eklenen 17. bentte de yasandi ve bendin numarasi daha sonra 6353 sayili Kanunla düzeltildi. Daha ilginç bir maddi hata da 5174 sayili TOBB’un kurulus Kanununda 5728 sayili Kanunla yapilan degisiklikte yasandi. Kanunda “Olmamak” kelimesi, “olmak” seklinde yer alinca TOBB genel sekreterinin bir çok suçtan sabikali olmasi kosulu aranir hale geldi. Hata, Radikal Gazetesi tarafindan yakalanip 12.6.2008’de mansete tasininca 5795 sayili Kanunla düzeltildi. Daha önceleri de 10. Cumhurbaskani Sezer, ‘Türkçe ifade hatasi’ ve ‘dizgi hatasi’ nedeniyle iki yasayi veto etmisti.

            Amerikan Anayasa Hukukunda kullanilan bir kavram var. “Yasama Kalitesi”. Yasama organlarinin çalismalarinin, sonuçlarina bakilarak degerlendirilmesini öngörüyor. Sonuçta, iki meclisli sistemin yasamayi yavaslattigi ne kadar dogruysa, yasamanin bu kadar hizli çalismasinin da o kadar yanlis sonuçlar verdigi görülüyor. Bu nedenle yeni Anayasa çalismalari sirasinda, yasama organinin çalismalarinin veya bu çalismalarin sonuçlarinin kalitesini artiracak tedbirlere de yer verilmesinde yarar olacaktir.