Vergi Davasi Açilmasinda Süreler

29.10.2009 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1273 görüntülenme YAZDIR

Vergi Davasi Açilmasinda Süreler
15 Ekim 2009, A.Bumin DOGRUSÖZ

Idari yargida dava açma süreleri, hem kisilerin hak arama özgürlüklerinin kullanimi hem de idarenin eylem ve islemlerinin hukuka uygunlugunun denetimi açisindan son derece önemli bir konudur. Kisiler için önemlidir, çünkü bu süreler hak düsürücü sürelerdir. Süreyi kaçiran, dava hakkini kaybeder.
Bir hukuk devletinde idarenin eylem ve islemlerinin olabildigince yargisal denetime tabi tutulmasi isteniyorsa, bu sürelerin olabildigince aklida kalici sekilde ve basit hesaplanabilir tarzda olmasi gerekir. Yoksa mevzuatta, süreleri olabildigince karmasiklastirarak, kisileri hataya düsürüp yargisal denetimin yollarini kismak da mümkündür.
2577 sayili Idari Yargilama Usulü Kanunu’nda, vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gün olarak belirlenmistir. Ikmalen, re’sen veya idarece yapilacak tarhiyatlarla, idarece düzeltme yoluyla re’sen yapilan tarhiyatlara, ihtirazi kayitla yapilan beyanlara veya tahakkuklara yahut kesilen cezalara karsi açilacak davalarda bu süre uygulanir. 
2577 sayili kanun, vergi mahkemelerinde açilacak davalarda süreyi belirlerken, özel kanunlarda yer alan düzenlemeleri sakli tutmustur. Nitekim pek çok kanunda konumuzu ilgilendiren sürelere rastlamak mümkündür.
6183 sayili kanunda ödeme emrine karsi açilacak davalar, 7 günlük süreye tabi tutulmustur. 
Yine 6183 sayili kanunda, haklarinda ihtiyati haciz uygulanan kisilerin ihtiyati hacze, haklarinda ihtiyati tahakkuk uygulanan kisilerin ihtiyati tahakkuka karsi açacaklari davalar da 7 günlük süreye tabidir.
Vergi borcundan dolayi haklarinda yurtdisina çikma islemi uygulanan kisilerin dava açma süreleri de 30 gündür. Ancak bu davalarin idare mahkemesinin görev alanina girdigi hallerde süre 60 güne çikmaktadir. 
Emlak Vergisi ile ilgili olarak takdir komisyonlarinca belirlenen arsa ve arazi degerlerine karsi ilgili kurum ve kuruluslarla mahalle ve köy muhtarliklarinca açilacak davalarda dava açma süresi 15 gündür.
Aleyhlerine tarhiyat yapilanlarin uzlasma yoluna gitmeleri ve uzlasmanin vaki olmamasi halinde, uzlasmanin vaki olmadigina dair tutanagin kendilerine tebliginden itibaren dava açma süreleri, uzlasmaya konu olan ihbarnamenin kendilerine tebliginden itibaren uzlasmaya müracaat için harcanan gün sayisinin dava açma süresinden düsülmesi suretiyle hesaplanir. Ancak bu sürenin 15 günden az kalmasi halinde, açilacak davalarda dava açma süresi olarak 15 gün esas alinir.
Dava açma süresi içinde dava açmak yerine kosullari varsa düzeltme talep eden mükelleflerin, düzeltme taleplerinin açikça veya 60 günlük sürede cevap verilmemek suretiyle zimnen reddedilmesi halinde dava açma süresi, 30 günlük dava açma süresinden düzeltme talep etmek için harcanan gün sayisinin düsülmesi suretiyle hesaplanir. 
Dava açma süresi geçtikten sonra düzeltme talep eden mükelleflerin, düzeltme taleplerinin açikça veya 60 günlük sürede cevap verilmemek suretiyle zimnen reddedilmesi halinde, dogrudan dava açma haklari yoktur. Bu mükelleflerin red islemine karsi sikâyet yolu ile Maliye Bakanligi’na müracaat etmeleri gerekmektedir. Talebin Maliye Bakanligi’nca da açikça veya 60 günlük sürede cevap verilmemek suretiyle zimnen reddedilmesi halinde, dava hakki dogar ve dava açma süresi 30 gündür. 
Vergi hukuku ile ilgili Bakanlar Kurulu Karari veya Genel Teblig gibi genel düzenleyici islemlere karsi dogrudan açilacak davalarda görevli mahkeme, Danistay’dir. Danistay’in ilgili dairesi bu gibi davalara ilk derece mahkemesi sifatiyla bakar. Bu tür soyut veya objektif iptal davalarinda dava açma süresi ise 60 gündür. 
Bu sürelerin son günü, resmi tatil gününe denk gelirse süre, tatili izleyen ilk is gününün mesai saati bitimine kadar uzar. 
Bu sürelerin son günün adli tatile rast gelmesi halinde süre, Idari Yargilama Usulü Kanunu’nun 6. maddesi ile belirlenmis olanlarinda süre, ara vermenin sona erdigi günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamis sayilir. Diger kanunlarda yazili süreler ise uzamaz. Ancak aksi yönde içtihatlarda vardir. 
Dava açma süreleri mali tatil içinde de islememektedir. (Bu konuyu daha önce yazmistim.)
Bu sürelerin son günün idari tatil veya idari izin olarak adlandirilan günlere gelmesi halinde ise sürenin tatili izleyen ilk is günü mesai saati bitimine kadar uzayip uzamayacagi net degildir. Her iki yönde de içtihatlar mevcuttur. 
Görüldügü gibi basit bir süre konusunu dahi mevzuatta ne kadar karmasik hale getirmisiz. 
Bu süreler, hak düsürücü sürelerdir. Kisilerin bu süreleri kaçirmasi halinde hem dava haklari ortadan kalkmakta ve aleyhlerine yapilan islemler kesinlesmekte hem de idare üzerinde yargi denetimi bu yüzden kurulamamis olmaktadir.
Bu süre karmasasi yerine, basit bir veya iki süre belirlesek de bütün vergisel islemlere karsi açacagimiz davalarda bu süreleri uygulasak, ne kaybederiz. 
Hukuk sisteminin sayginligi, karmasik mevzuatlar yaratarak saglanamaz. 
Bu süre konusunu niçin tekrar gündeme getirdim? Hem degerli okurlarimiza süreleri hak kaybina ugramamalari için bir kez daha hatirlatmak istedim hem de Adalet Bakanligi’nda Idari Yargilama Usulü Kanunu’nda “istinaf müessesesinin ihdasi” amaciyla bir degisiklik tasarisi hazirlandigini bildigimden, konu belki orada bu vesileyle gözden geçirilir diye umut ettim.

15.10.2009 | Referans Gazetesi