ARSA DEGERLERINE DAVA HAKKI – 2

13.07.2017 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 849 görüntülenme YAZDIR

 

ARSA DEGERLERINE DAVA HAKKI – 2

Dr. A. Bumin DOGRUSÖZ

Dünya Gazetesi / 13.7.2016

                Emlâk vergisi açisindan genel vergilendirme dönemi olan gelecek yil uygulanmak üzere, vergi matrahinin tespitinde dikkate alinacak arsa / arazi birim degerlerini tespit eden takdir komisyonu kararlarina karsi açilacak davalara iliskin süre sorununu geçen yazimizda irdelemeye baslamistik.

                Önceki yazimizda söz ettigimiz Anayasa Mahkemesi Kararindan sonra Danistay 9. Dairesi yine geçen yazimizda söz ettigimiz kararindaki görüsünü degistirmis ve “takdir komisyonu kararlarina karsi, bu kararlarin ilanindan sonra dava açilmamasi halinde bu kararlarin kesinlesecegini ve verginin  tarh ve tahakkukundan sonra açilacak davalarda arsa birim degerlerine iliskin takdir komisyonu kararlarinin tekrar tartisma konusu yapilamayacagi” görüsünü benimsemistir. Daire, tahakkuk islemi üzerine açilmis davalarda önceki görüs dogrultusunda verilmis Konya Vergi Mahkemesinin kararini E.2014/9127 K.2014/8518 sayi ve 24.11.2014 günlü karari ile ve Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin kararini E.2014/8943 K.2014/8517 sayi ve 24.11.2014 günlü karari ile bozmustur.

                Oysa Danistay Dairesinin de kararlarinda belirttigi gibi, emlak vergisine iliskin tarh ve tahakkuk islemi birel islem olmakla birlikte, arsa / arazi degerlerine iliskin takdir komisyonu kararlari düzenleyici islem niteligindedir. Zaten bu yüzdendir ki -Daire kararinda da belirtildigi gibi- takdir komisyonu kararlarina karsi açilan davalarda verilecek iptal veya kismen iptal kararlari, ayni mahalle, cadde veya sokakta bulunan bütün emlâk vergisi mükellefleri için -dava açmamis olsalar dahi- sonuç dogurmaktadir.

                Mükellefler, arsa veya arazi degerlerinden ancak belediyelere müracaatlari ile haberdar olmaktadirlar. Ne yazik ki belediyeler emlak vergisi tahakkuklarini dahi Kanuna ragmen bildirmemekte, mükelleflerin belediyeye müracaatla ögrenmelerini istemektedirler. Nitekim pek çok kisi tarh olunan emlak vergisi tutarini ve dolayisiyla arsa/arazi birim degerlerini sorma veya ödeme asamasinda ögrenmektedir.

Mükelleflerin bu sekilde ögrendikten sonra birel islem niteligindeki tarh / tahakkuk islemine karsi açacaklari davada, bu isleme temel olan (veya esas alinan) düzenleyici islemin (takdir komisyonu kararinin) de hukuksal denetimini talep etmeleri en tabii haklaridir. Bu hak idare hukukunun / idari yarginin özünde vardir. Zaten aksi bir düsünce hukuk devleti ve yargi denetimi ilkeleri ile bagdastirilamaz.

Örnegin hukuka aykiri olarak yürürlüge konulan bir disiplin yönetmeligine karsi dava açmayan bir memur, bu yönetmelige göre kendisine bir disiplin cezasi verilmesi durumunda, kendisine verilen cezanin hukuki dayanagini olusturan yönetmelik hükmünün de iptalini talep edebilir ve verilecek bir iptal karari bütün memurlar için sonuç dogurur.

Bu nedenle Dairenin, takdir komisyonu kararlarinin ilanindan sonra dava açilmamasi (bir baska mükellefçe de süresinde dava açilmamis olmasi) halinde, kesinlesmis oldugundan artik dava konusu yapilamayacagi ve yargi denetiminden geçirilemeyecegine iliskin görüsüne katilma olanagi bulamamaktayim.

 Dairenin yukarida andigimiz kararlarina karsi Kocaeli ve Konya Vergi Mahkemelerinin verdigi israr kararlarina karsi yapilan temyiz basvurulari ise Vergi Dava Daireleri Kurulunun E.2015/1033 K.2016/165 sayi ve 10.2.2106 günlü ve E.2015/987 K.2015/1002 sayi ve 23.12.2015 günlü Kararlari ile -AHIM kararlarina da atif yapilarak son derece ayrintili sekilde yargiya erisim hakki açisindan konuyu irdeleyen ve idare hukuku ilkelerinden de bahsedilerek yazilmis Tetkik Hakimi düsüncelerine ragmen- kabul edilerek israr kararlari bozulmustur. Böylece Dava Daireleri Kurulu da 9. Dairenin görüsünü benimsemistir.

O halde en kisa vadede yapilacak tek sey kalmistir. Herkesin bir an önce muhtarliklardan veya belediyelerden kendi caddesi veya sokagi yahut arsa / arazisi için belirlenen birim degerini ögrenmesi ve “nedensiz ve fahis artis” görülmesi halinde hemen 30 gün içerisinde vergi mahkemesine basvurmasidir.

Burada idareye basvurma, indirim talep etme, kararin gözden geçirilmesini isteme gibi veya hata ve düzeltme yollarina basvurmanin, dava açma süresini durdurmayacagi veya kesmeyecegi de unutulmamalidir.

Orta vadede ise kanun koyucunun emlâk vergisini usul hukuku yönünden çagdas bir vergiye  dönüstürmesi ve bu karmasadaki yargiya erisim hakkini açikliga kavusturmasi gerekmektedir.