Haksiz çikma zammi Anayasa Mahkemesi’nde

19.11.2009 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1798 görüntülenme YAZDIR

Haksiz çikma zammi Anayasa Mahkemesi’nde
19 Kasim 2009, A.Bumin DOGRUSÖZ

6183 sayili Amme Alacaklarinin Tahsil Usulü Hakkinda Kanun’un 58. Maddesi’nin besinci fikrasina göre, ödeme emrine karsi dava açan ve “Davasinda tamamen veya kismen haksiz çikan borçludan, hakkindaki davanin reddolundugu miktardaki amme alacagi yüzde 10 zamla tahsil edilir”. Bu zamma uygulamada verilen genel ad, “haksiz çikma zammi veya tazminati”dir. Haksiz çikma zammi, ödeme emri aleyhine dava açan hemen herkese, idare tarafindan davanin aleyhine sonuçlandigi tutar üzerinden uygulanmaktadir. Dolayisiyla kismen haksiz çikanlar, davayi kaybettikleri tutar üzerinden bu zammi veya tazminati ödemek durumunda kalmaktadirlar. 
Kamu alacaklarinda haksiz çikma tazminati konusunu daha önce birkaç kez bu kösede irdelemistim. Yazilarimda da bu düzenlemenin anayasaya aykiri oldugu savunmustum. Yazilarimda kisaca sunlari söylemistim:
Haksiz çikma tazminati bugünkü haliyle ve kanaatimizce anayasaya aykiridir. Zira gerek düzenleme gerekse uygulama haksiz çikma tazminatini, dava açmanin cezasi haline getirmis ve söz konusu tazminata kisileri yargi haklarini kullanmaktan caydirici bir islev yüklemistir. 
Yaptirimla karsilasma riski ile kisilerin yargi haklarini kullanmamalarinin özendirilmesi veya caydirilmasi ise hak arama özgürlügünü sinirlandirir ve hukuk devletinin gerçeklesme araci olan “idari islemlerin yargi denetimine tabi olmasi” ilkesini zedeler. Üstelik sadece davacinin haksiz çikmasi halinde bu tazminati ödemek durumunda kalmasi, hakli çikmasi halinde ise haksiz islem yapan idarenin tazminat ödemesinin yasada öngörülmemis olmasi da ayri bir esitsizliktir. 
Bu tazminatin istenebilmesi için Vergi Mahkemesi kararinin kesinlesmesinin gerekmesine ragmen, çogu zaman idare bunu dahi beklememekte, bir baska deyisle temyiz neticesi gelmeden bu tazminati talep etmektedir. Bu da idarenin de bu düzenlemeye “yargiya basvurmanin cezasi” gözü ile baktigini göstermektedir. 
Ancak bir davada bu konuda yapilan anayasaya aykirilik iddiasi Istanbul 9. Vergi Mahkemesi’nin 15.10.2002 günlü ve E. 2002/1153, K. 2002/1285 sayili karariyla ciddi bulunmamis ve konu Anayasa Mahkemesi’ne tasinamamistir. Bu karar Danistay 4. Dairesi’nin E. 2002/4562 K.2003/2482 sayi ve 21.10.2003 tarihli karari ile onanmistir. Ancak her iki kararda da ciddi bulmamanin gerekçesi yer almamistir.
Haksiz çikma tazminatinin özel hukuk ve alacaklardaki izdüsümü icra inkâr tazminatidir. Ancak oradaki oran yüzde 10 degil, yüzde 40’tir. Icra Hukuku’na göre alacaklinin yaptigi takibe borçlunun itirazi halinde, Mahkeme (icra mahkemesi veya görevli adli mahkeme) tarafindan borçlunun itirazinin haksizligina karar verilirse borçlu; takibinde haksiz ve kötü niyetli görülürse alacakli; diger tarafin talebi üzerine iki tarafin durumuna, davanin ve hükmolunan seyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblagin yüzde kirkindan asagi olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (Icra Iflas Kanunu 67, 68).
Kamu alacaklari ile ilgili olarak 58. maddenin de benzeri sekilde olmasi gerektigine inaniyoruz. Söyle ki; bu tazminata ancak, borçlunun kötü niyetli oldugu hallerde ve davasinin haksiz oldugu durumlarda, borçlunun durumuna göre kanunda belirtilen üst sinira kadar olmak kaydi ile hâkim tarafindan, diger tarafça talep edilmis olunmasi halinde hükmedilmelidir. Hatta bu konuda hâkime, idarenin haksiz çikmasi halinde idareyi de borçlu lehine ayni ödemeyi yapmaya mahkûm etme yetkisinin de taninmasi gerekir. Hem adalet bunu gerektirir hem de böylece idare, yapacagi inceleme ve takiplerde daha dikkatli olur. 
Hatta bir yazimizi söyle bitirmistik: “Hakkinda haksiz çikma tazminati talep edilenlerce, bu talebin anayasaya aykirilik iddiasi ile dava konusu yapilmasinda yarar vardir. Elbet bir mahkeme, bu iddialari ciddi bularak konuyu Anayasa Mahkemesi’ne tasiyacaktir.” 
Nihayet bir mahkeme, Istanbul 2. Vergi Mahkemesi 6183 Sayili Kanunun 58. Maddesi’nin söz konusu besinci fikrasini anayasal denetimden geçirmek üzere Anayasa Mahkemesi’ne basvurdu. 
Anayasa Mahkemesi, 5 Kasim tarihli toplantisinda ilk incelemesi yapilan basvurunun E. 2009/83 sayili dosya olarak esastan incelemeye alinmasina karar verdi. Simdi söz Anayasa Mahkemesi’nde.
Ne dersiniz? Galiba yine hakli çikacagiz.

19.11.2009 | Referans Gazetesi