EMEKLILERIN BINA VERGISINDE SIFIR ORAN UYGULAMASI

28.11.2017 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 649 görüntülenme YAZDIR

EMEKLILERIN BINA VERGISINDE SIFIR ORAN UYGULAMASI

 

Dünya Gazetesi / 23.11.2017

 

Emlâk Vergisi Kanununun 8/2 maddesi ile Bakanlar Kuruluna “gelirleri münhasiran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarindan aldiklari ayliktan ibaret bulunanlarin (…),Türkiye sinirlari içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olmasi (intifa hakkina sahip olunmasi hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranini sifira kadar indirme yetkisi verilmistir. Kanunda ayrica bu hükmün, yukarida belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmalari halinde hisselerine ait kisim hakkinda da uygulanacagi hükme baglanmistir. Muayyen zamanda dinlenme amaciyla kullanilan meskenler hakkinda bu hüküm uygulanmaz.

Bakanlar Kuruluna taninan yetkinin vergisin yasalligi ilkesine aykiriligi tartismalarini simdilik bir kenara birakarak, söz konusu yetkinin de kullanildigini belirterek sifir oranli vergiden yararlanma halini irdeleyelim.

            Bu olanaktan sadece Türk kanunlarina göre kurulmus sosyal güvenlik kurumundan aylik alanlar yararlanabilirler. Bu aylik emekli ayligi olabilecegi gibi vefat etmis baba, es gibi kimseler dolayisiyla kendisine ölüm ayligi seklinde de olabilir. Hatta hem emekli hem de ölüm ayligi alanlarda bu olanaktan yararlanabilirler. Ancak yabanci ülkelerin sosyal güvenlik kurumundan emekli ayligi alanlar bu olanaktan yararlanamazlar.

            Bu olanaktan yararlanabilmek için bir önemli kosul da “gelirin münhasiran sosyal güvenlik ayligindan ibaret” olmasidir. Baskaca geliri olanlar bu olanaktan yararlanamazlar. Örnegin Sosyal Güvenlik Kurumundan aylik almakla birlikte ayrica ticari veya serbest meslek faaliyeti ile ugrasarak gelir elde edenler, kira geliri olanlar, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ücretli çalismaya devam edenler bu olanaktan yararlanamazlar.

            Buradaki gelirin sadece “sosyal güvenlik ayligindan ibaret” olmasi kosulunun sinirlari önemlidir. Bunun bir siniri olmak gerekir. Bu siniri, gelir vergisi konusuna giren gelir seklinde çizmek yerinde olur. Bir emekliye piyangodan ikramiye çikmasi veya emeklinin arabasini satmasi halleri de gelirdir. Dul bir emeklinin bir tazminata hak kazanmasi veya bosandigi esinden nafaka aliyor olmasi, bana göre bu olanaktan yararlanma kosullarini ihlal etmez.

            Hatta emekli, emekli maasini bankada vadeli mevduat, hazine bonosu almak, fon veya repo islemleri yoluyla da degerlendirebilir. Bu sekildeki gelirler, menkul sermaye iradi olarak gelir vergisinin konusuna girmekle birlikte hayatin olagan akisinin getirdigi gelirlerdir. Bence bunlari ayri düsünmek gerekir. Zaten bu nedenle Maliye Bakanligi 45 sayili Emlâk Vergisi Genel Tebliginde “geliri münhasiran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarindan aldiklari ayliktan ibaret bulunanlarin elde ettikleri ve yillik tutari toplami bina vergisi indiriminden yararlanilan yildan bir önceki yilda geçerli olan Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari geçmeyen her türlü menkul sermaye iradi gelirleri, indirimli (sifir) bina vergisi oranindan yararlanmaya engel teskil eden gelirler arasinda degerlendirilmeyecektir.” Açiklamasini yapmistir. Bu açiklamaya göre 2017 yilinda brüt menkul sermaye iratlari toplami 30.000 Lirayi geçmeyenler de 23018 yilinda söz konusu olanaktan yararlanabileceklerdir.  

            Bu olanaktan yararlanmak isteyenlerin, alani brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeninde bizzat oturuyor olmasi gerekmemektedir. Örnegin Istanbul’daki meskenini ogluna bedelsiz tahsil etmis, kendiside kizinin Izmir’deki dairesinde oturan veya kendisi kirada oturan baska bir geliri olmayan emekli kisi de bu olanaktan yararlanabilir. Ancak kendi meskenini kiraya verip, kendisi de kirada oturan bir emeklinin durumu biraz karisiktir. Bence bu emekli, emekli maasinin yani sira kira geliri elde ettigi için, baskaca geliri olmama kosulunu ihlal ettiginden söz konusu olanaktan yararlanamaz. Ancak Maliye Bakanligi 38 sayili Emlâk Vergisi Genel Tebliginde “sahibi oldugu konutu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diger sartlari tasimalari kaydiyla indirimli vergi oranindan faydalanabileceklerdir.” açiklamasini yapmistir.

            Bu konuya gelecek yazimda da devam edecegim.

Xxxxxxxxxxxx                       xxxxxxxxxxxxxx                   xxxxxxxxxxxxx

EMEKLILERIN BINA VERGISINDE SIFIR ORAN UYGULAMASI - 2

 

Dünya Gazetesi / 28.11.2017

            Geçen yazimda Emlâk Vergisi Kanununun 8/2 maddesi ile verilen yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca “gelirleri münhasiran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarindan aldiklari ayliktan ibaret bulunanlarin (…),Türkiye sinirlari içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek mesken”lerine iliskin bina vergisinin sifir oraninda uygulanmasinin öngörüldügünden bahisle bu olanaktan yararlanma kosullarini irdelemeye baslamistim. Bu yazimda da kaldigim yerden devam ediyorum.

            Tek meskene sahip olma kosulu, baskaca bir tasinmaza sahip olmama seklinde anlasilmamalidir. Bir emeklinin, mesken disinda, gelir getirmeyen baskaca bir dükkân, arsa veya araziye sahip olmasi, kosulun ihlali olarak kabul edilmemektedir. Ancak bu yerlerin kiraya veya isletmeye verilmesi, gelirin sadece sosyal güvenlik kurumundan alinan aylik olmasi kosulu ihlal edeceginden, sifir oranli vergi olanagindan yararlanma kosullari ortadan kalkar.

            Tek meskenin yilin belli dönemlerinde kullanilan yazlik ev, devre mülk, bag veya yayla evi olmasi halinde, bu meskenler için söz konusu olanaktan yararlanmak mümkün degildir. Ancak bu tasinmazlarda sürekli oturulmasi, ikâmet edilmesi halinde, diger kosullarin da varligi halinde sifir vergi olanagindan yine yararlanmak mümkündür.  

            Tek meskeni olanin yilin belli dönemlerinde yararlanilan bir mülke, örnegin bir devre mülke sahip olmasi durumunda, bu mülkün –yilin tamaminda yararlanilmaya elverisli olmamasi dolayisiyla - mesken sayilmamasi nedeniyle, tek meskene sahip olma kosulunun ihlal edilmedigini de kabul etmek gerekmektedir.

            Emekli ayligi alanlarin tek meskene hisseli olarak sahip olmalari durumunda da bu sifir oranli vergi olanagindan kendi hisseleri için yararlanmalari mümkündür. Bu durumda sifir oranli vergi, meskenin vergi degerinim hisseye isabet eden kismina uygulanacaktir. Ancak burada meskenin büyüklügünün 200 m² sinirini asmama kosulunun, hisse nispetine göre degil, meskenin tamami üzerinden ele alinmasi gerekmektedir. Birden fazla meskende hisse sahibi olanlarin ise bu olanaktan “tek meskene sahip olma” kosulu dolayisiyla yararlanmalari mümkün degildir. 

            Bu olanaktan yararlanmak için kat mülkiyeti tesis edilmis bina kosulu söz konusu degildir. Bu nedenle meskenlerini kat irtifaki tapusuyla kullananlar da sifir vergi olanagindan yararlanabilirler. 

            Emlâk vergisi mükellefiyeti, intifa hakki tesis edilen binalarda malikten intifa hakki sahibine geçmektedir. Bu nedenle intifa hakki sahipleri de aktardigimiz kosullari tasimalari kaydi ile sifir vergi olanagindan yararlanabilirler.

            Bu olanaktan yararlanmak için ilgili Belediye’ye basili örnekleri belediyelerde bulunan matbu –kosullarin olustuguna dair- bir taahhütname verilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu taahhütnameyi vermis olanlarin, tekrar vermelerine gerek yoktur. Bu taahütnameye de her hangi bir belge eklenmesine de gerek yoktur. Çünkü günümüzün elektronik ortaminda belediyeler zaten SGK veya vergi ve tapu dairesi bilgilerini kontrol ederek taahhüdün dogrulugunu kontrol olanagina sahiptirler. Beyanin gerçek disiliginin saptanmasi halinde mükelleften, kayba ugratilan vergi, bir kati cezasi ve gecikme faizi ile birlikte alinir. 

            Kosullarin kaybedilmesi halinde, örnegin yeni bir mesken edinme veya yeniden çalisma yahut siniri asan menkul sermaye iradi elde etme vb. hallerde, kosullarin yitirildigi yil durumun bir dilekçe ile belediyeye bildirilmesi gerekmektedir. Bu bildirimi izleyen yildan itibaren Belediye normal vergi oranina göre vergi tahakkuk ettirecektir.