KURUMLARDA EMISYON PRIMLERI

28.07.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1606 görüntülenme YAZDIR

KURUMLARDA EMISYON PRIMLERI

 

(28.7.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

     Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 5/1-ç bendi ile anonim sirketlerin kuruluslarinda veya sermayelerini artirdiklarinda çikardiklari paylarin bedelinin itibarî degeri asan kismi kurumlar vergisinden istisna edilmistir. Bu istisna daha önce eski KVK’da da yer almaktaydi.

            Anonim Sirketler kurulusunda veya sermaye artirimlarinda hisselerini, ana sözlesmelerinde belirtilen itibari degerle (nominal bedelle) ihraç edilebilecegi gibi, itibari degerlerinin üzerinde bir bedelle de ihraç edilebilirler. Hisselerin itibari degerinin üzerinde bir bedelle ihraç edilmesi halinde, ihraç degeri ile itibari deger arasinda olusan olumlu fark, Vergi Hukukunda emisyon primi (Ticaret Hukukunda agio, Tek Düzen Hesap Planinda ihraç primi) olarak adlandirilmaktadir. Emisyon primi, hisselerin ilk ihracinda, bir baska anlatimla hukuk âleminde dogumunda olusabilen bir primdir (kazançtir). Yoksa, hissedarlarin elinde bulunan hisse senetlerini veya kurumlarin istiraklerine ait hisse senetlerini, maliyet bedelinin üzerinde bir bedelle satmalari halinde olusan kazanç, emisyon primi olarak degerlendirilemez.

            Bana göre, bu istisna olmasaydi da, bu kazanç yine vergiye tabi tutulamazdi. Çünkü kurumlar içinde geçerli olan Gelir Vergisi Kanununun 38. maddesine göre ticari kazanç; tesebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve basindaki degerler arasindaki müspet farktir. Ancak kazanç hesaplanirken, dönem içinde isletmeye isletme sahiplerince ilave edilen degerler nazara alinmaz. Dolayisiyla emisyon primi de isletmeye ilave edilen bir deger oldugundan kazanç hesaplamasinda dikkate alinmayacakti.

            Anonim sirketlerin hisse senetlerini itibari kiymetlerinden yüksek bir bedelle ihraç edebilmeleri için, ana sözlesmelerinde bu konuda bir hüküm bulunmasi veya genel kurul tarafindan bu yönde bir karar verilmesi gereklidir (T.T.K. md. 347). Kayitli sermaye sistemini seçmis bulunan sirketlerin de hisse senetlerini ihraç primi içerecek sekilde ihraç etmeleri mümkündür.

            Ticaret Kanunumuza göre, emisyon primi yedek akçe niteligindedir. Nitekim 519. maddede, "her yil safi karin yüzde besi, ödenmis sermayenin yüzde yirmisine ulasincaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrilir" denildikten sonra, belirtilen sinira ulasilsa dahi bu yedek akçelere, "yeni paylarin çikarilmasi dolayisiyla saglanan primin çikarilma giderleri, itfa karsiliklari, ve hayir amaçli ödemeler için kullanilmamis kismi"nin eklenecegi hükme baglanmistir.

            KVK. 8/1-a maddesinin menkul kiymet ihraç giderlerinin kurum kazancinin tespitinde gider unsuru olarak nazara alinacagini açikça hükme baglamasi dolayisiyla, ihraç giderlerinin TTK. md. 519 hükmüne ragmen, kurumlar vergisinin matrahinin tespitinde gider olarak nazara alinmasi ve emisyon primi istisnasindan yararlanacak tutarin tespitinde ise nazara alinmamasi gerekmektedir. Ticari bilanço açisindan böyle olmakla birlikte, burada KVK md. 5/3’de yer alan “vergiden istisna kazançlari elde etmek için yapilan giderlerin istisna disi kazançlardan indirilemeyecegi”ne iliskin düzenleme uyarinca yeni paylari ihraç giderlerinin, emisyon primine isabet eden kisminin, kurum kazancinin tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul ve beyan edilmesi yerinde olacaktir. 

            Bu konuda tereddüt yaratan konulardan biriside, emisyon priminin ve/veya kanuni yedek akçelerin kâr olarak dagitilip dagitilamayacagi konusudur.

            Istisnanin eski KVK’daki seklinde, önceleri bu istisnadan yararlanabilmek için hisse senetlerinin borsaya kayitli olmasi ve/veya bu kazancin dagitilmamasi gibi sartlar aranmaktaydi. Ancak yapilan mevzuat degisiklikleri ile bu kosullar yürürlükten kaldirilmisti. Ancak bu istisnanin olusturulmasindaki amacin, sirketlerin finansman yapilarini güçlendirmek oldugu dikkate alindiginda, bu prim gelirlerinin dagitilmamasi sartinin kaldirilmasi, geçmiste amaca hizmet etmedigi gibi, yeni Kanunda da aranmamasi yerinde olmamistir.

            Mevcut düzenlemeye göre istisna olan emisyon priminin, dagitilmasi veya sermayeye eklenmesinin istisna uygulamasi üzerinde bir etkisi yoktur.  Dolayisiyla emisyon primi istisnasindan yararlandirilan (kayitlarda genel kanuni yedek akçe statüsünde ihraç primi olarak gözüken) tutar, vergi mevzuati açisindan istenilirse sermayeye eklenebilir, istenirse dagitilabilir.  Dagitim konusundaki sinirlamalar vergi hukukunun disinda, Ticaret Kanunundadir.

            Ticaret Kanununa göre emisyon primi de bir tür kanuni yedek akçe olduguna göre, emisyon priminin dagitilip dagitilamayacagi sorusunu, kanuni yedek akçelerin dagitilip dagitilamayacagi seklinde anlamak ve cevaplamak gerekmektedir. Ticaret Kanununa göre, genel kanuni yedek akçelerin ödenmis sermayenin yarisina kadar olan kismi, sadece geçmis yil zararlarinin kapatilmasinda, islerin iyi gitmedigi zamanlarda isletmeyi devam ettirmeye veya issizligin önlenmesine yahut sonuçlarinin hafifletilmesine elverisli önlemler alinmasinda kullanilabilir. Sirket genel kurulu ancak, kanuni yedek akçelerin ödenmis sermayenin yarisini asan kismi üzerinde tasarruf edebilir. Bir baska deyisle genel kurul bu asan kismin dagitilmasina veya sermayeye eklenmesine karar verebilir. Bu nedenle emisyon priminin dagitilip dagitilamayacagi sorusunun, kanuni yedek akçe tutarinin ödenmis sermaye ile karsilastirilmasi sonucu olusacak duruma göre yanitlamak gerekmektedir. 

            Ancak genel kanuni yedek akçelerin ödenmis veya çikarilmis sermayenin yarisini asmasi dolayisiyla dagitilacak veya önce sermayeye eklenip daha sonra sermaye azaltilmasi yoluyla dagitilacak olursa, kâr dagitimina bagli stopajin yapilip yapilmayacagi da bir baska sorundur. Bize göre, ortaklar tarafindan isletmeye konulan deger iade edildiginden, stopaja gerek yoktur. Ancak idari anlayis burada stopajin yapilmasi gerektigi yönündedir. Bu durumda tek yol, ihtirazi kayitla beyanda bulunup, yargiya müracaat etmektir.