MAL BILDIRIMI

23.06.2015 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1510 görüntülenme YAZDIR

MAL BILDIRIMI

 

(23.6.2015 tarihli DÜNYA Gazetesinde yayimlanmistir)

 

Kamu borçlarini süresinde ödemeyenler hakkindaki cebri takip, 6183 sayili Amme Alacaklarinin Tahsil Usulü Hakkinda Kanuna göre yapilmaktadir ve kamu alacaklisi kurumun borçluyu bu kanuna göre takibi, kural olarak ödeme emrinin tanzim ve tebligi ile baslar.  Ödeme emri tebliginin borçluya yükledigi en önemli görev veya yük, hiç süphesiz borcu 7 gün içinde ödemektir. Ancak borcun 7 gün içinde ödenmeyecek olmasi halinde, borçlunun mal bildiriminde bulunmasi gerekmektedir.

6183 sayili Kanunun 59 uncu maddesine göre mal bildirimi; “kamu borçlusunun, kamu alacagini karsilayacak miktarda, gerek kendi elindeki, gerekse üçüncü sahislar elindeki tasinir ve tasinmaz mallari ile alacak ve haklarinin; nev’ini, mahiyetini ve miktarini veya mali olmadigini ve yasayis tarzina göre geçim kaynaklari ile buna nazaran borcunu ne sekilde ödeyebilecegini tahsil dairesine yazili veya sözlü olarak beyan etmesidir.”

Mal bildirimi ile kamu görevlileri ve kamusal islerde çalisanlarin belli araliklara ve/veya belli kosullarda yapmak zorunda olduklari mal beyani (servet beyani) ile karistirilmamasi gerekir. Mal beyaninda tüm mal, hak ve alacaklarin beyani zorunlulugu söz konusu iken, mal bildiriminde asil olan borcu karsilayacak miktarda mal bildiriminde bulunmaktir. Borç miktarini asan malvarliginin bildirilmesi zorunlu ve gerekli degildir.

Mal bildirimi mutlaka bir malin bildirilmesini ifade etmez. Haczedilebilir mali olmayan borçlularin haczedilebilecek nitelikte mallari olmadigini bildirmeleri de mal bildirimi hükmündedir.

Mal bildiriminde borçlu malin degerini de göstermekle birlikte, bildirilen malin borcu karsilayip karsilayamayacaginin takdiri alacakli kamu idaresine ait bulunmaktadir. Alacakli kamu idaresince, beyan olunan mallarin borcu karsilayamayacagina veya haciz ve satisinin çok güç olacagina kanaat getirilmesi halinde, borçludan ek bildirimde bulunmasi istenebilir.

            Borçlunun mal bildiriminde bulunmus olmasi, alacakli idare tarafindan alacagin mutlaka beyan olunanlardan tahsil edilecegi anlamina gelmemektedir. Alacakli idare, mal bildirimi disinda kendisi tarafindan tespit edilen mallari da, mal bildirimindeki mallarla birlikte veya onlara tercihan haczedebilir.

            Maliye Bakanligi A/1 sayili Tahsilat Genel Tebliginde, 59 uncu maddede yer alan borçlunun “her türlü gelirlerini” ve “yasayis tarzina göre geçim kaynaklarini” ve “buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebilecegini” bildirme yükümlülügünün, borca yetecek kadar mal bildiriminde bulunmayanlari kapsadigini, borcuna yetecek kadar mal bildiriminde bulunan borçlularin, bu hususlari da ayrica bildirme zorunluluklarinin olmadigini açiklamistir.

            Ancak Kanunun 114. maddesinde, mal bildiriminde mali olmadigi yönünde bildirimde bulunanlara ayrica son adreslerini, varsa devamli mükellefiyetlerinin bulundugu dairelerin listesini, nüfus suretlerini verme yükümlülügü getirilmistir.  

Kamu borçlusunun bir tüzel kisi olmasi halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülügü kanuni temsilcisine aittir.

Kamu borçlusunun ödeme emri ile istenen alacagin tamamina karsi dava açmasi halinde mal bildiriminde bulunma süresi, Vergi Mahkemesinin kararina kadar uzamaktadir. Buna karsilik borcun bir kisminin dava edilmesi halinde mal bildiriminde bulunma süresi sadece dava konusu yapilan kisim için uzar.

Mahkeme Kararinin davanin reddi yönünde olmasi halinde ( kismen reddi yönünde olmasi halinde reddedilen kisim için) borçlunun ayrica bir bildirimi beklemeksizin ret kararinin kendisine teblig tarihinden itibaren 7 gün içinde ret olunan tutar kadar mal bildiriminde bulunmasi gerekmektedir.

Öte yandan davanin yürütmeyi durdurmadigi hallerde, örnegin ihtirazi kayda dayanilarak açilan davalarda, yürütmenin durdurulmasi karari verilmedigi müddetçe takip islemleri süreceginden, ödeme emri tebligi halinde yine mal bildiriminde bulunma zorunlulugu söz konusu olacaktir. Buna karsilik ihtiyati haciz yolu ile borcu karsilayacak degerde mal haczi yapilmis olmasi halinde, borçlunun dava sonucunda ayrica mal bildiriminde bulunmasina gerek bulunmamaktadir.

Ödeme emrine karsi mal bildiriminde bulunulmamasi (md. 60) veya gerçege aykiri bildirimde bulunulmasi (md. 111) yahut yetersiz mal bildiriminde bulunanlarin yasayis tarzlarinin mal bildirimi ile uyumlu olmamasi (md. 111) veyahut yeterli mal bildiriminde bulunmayanlarin sonradan edindikleri mal ve gelir kaynaklarini bildirmemeleri (md.112) mali olmadigini bildirenlerce 114. maddede yazili ek bilgilerin verilmemesi filleri için hürriyeti baglayici ceza öngörülmüstür. 

Dogru mal bildiriminde bulunan ya da haczi kabil mal veya gelirinin bulunmadigini dogru olarak beyan eden borçlulara bu cezalarin uygulanmasi söz konusu degildir.

Anayasamizin 38. maddesinde ekonomik suça ekonomik ceza ilkesi benimsenmisse de, burada yaptirima baglanan fiiller, nakdi borcun ödenmemesi seklindeki fiil olmayip, kanundan kaynaklanan sekli yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemesinden veya yaniltici sekilde yerine getirilmesinden kaynakli fillerdir. Öte yandan idarenin hürriyeti kisitlayici ceza uygulama yasagi (Anayasa md. 38/11) dolayisiyla bu cezalara icra hakimliklerince hükmedilmektedir.