UGS'YE KAYITLI GEMILERIN SORUNLARI ÇÖZÜLÜYOR

13.12.2016 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1243 görüntülenme YAZDIR

UGS’ye kayitli gemilerin sorunlari çözülüyor

DÜNYA GAZETESI 13.12.2016

Kisaca UGS veya 2. Sicil de denilen Türk Uluslararasi Gemi Siciline tescil edilmis gemiler ile turizm sirketi envanterlerinde kayitli ticarî yatlarin temin ve isletilmesinde kolaylik saglamak ve bu yolla Türk denizciliginin gelistirilmesini hizlandirmak ve ekonomiye katkisini artirma amaciyla 16.12.1999 tarihinde kabul edilmis 4490 sayili Türk Uluslararasi Gemi Sicili Kanununun 12/1. maddesinde, “Bu Kanun uyarinca olusturulan Türk Uluslararasi Gemi Siciline kayitli gemilerin isletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadir.” hükmü yer almistir.

Bu hükme göre, söz konusu sicile kayitli gemilerin isletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar, faaliyetin gelir vergisi mükelleflerince yapilmasi halinde gelir vergisine faaliyetin kurumlar vergisi mükelleflerince yapilmasi halinde kurumlar vergisine söz konusu sicile kayitli gemilerin devrinden elde olunan kazançlar da gelir ve kurumlar vergisine tabi olmayacaktir.

Bu istisnalar sadece tam mükellefler için olmayip, dar mükellefleri de kapsamaktadir. Istisna düzenlemesi bu sekilde ve açik olmasina ragmen uygulamada pek çok sorunla karsilasilmistir.

Madde metni açik gibi görülmekle birlikte madde gerekçesinde yer alan “ayni sicile bir baskasi adina tescil edilmek üzere devrinden dogan kazançlar”in vergiden istisna olduguna iliskin açiklama ile istisnaya gerekçe ile sinir çizilmistir. Uygulamada da idari anlayis, madde metninde olmayan, gerekçede yer alan bu sinirlamaya itibarla olusmus ve pek çok özelgede “Türk Uluslararasi Gemi Siciline kaydettirilmis geminin satis kazancinin, satis sonrasinda da anilan sicile kaydinin devam etmesi sartiyla vergiden istisna oldugu” belirtilmistir. Hatta idare bir özelgesinde, hurdaya çikartilmak üzere satilan gemilerin satis kazancinin da ayni sicile devam saglanamayacagindan vergiden istisna olmadigini açiklamistir.

Uygulamada bu konuda yasanan sikintilari daha önce Gazetemizde yayimlanan “UGS’ye Kayitli Gemilerin Sorunlari” baslikli yazimda vurgulamis, uygulamanin yanlis oldugunu, Kanunda yer almayip gerekçelerle ihdas edilen kosullara itibar edilmesine hukuken olanak bulunmadigini, konuya iliskin idari yorumun degistirilmesi gerektigini yazmistim.

Nihayet bu sorun çözülüyor.

Aslinda özelgelerle ortaya çikan idari yorumdan kaynaklanan bu hatali uygulamanin yine bir özelge veya bir Genel Teblig ile giderilmesi mümkün olmakla birlikte Maliye Bakanligi sorunu Kanun düzeyinde çözmeyi amaçlamasi sonucunda hazirlanmis bir Kanun Tasarisi 29.11.2016’da T.B.M.M.’ne sunulmustur.

Tasari ile 4490 sayili Kanunun 12. maddesine eklenmesi öngörülen bir fikra ile Türk Uluslararasi Gemi Siciline kayitli gemilerin sicilden terkin edilerek yerli veya yabanci bir baska sicile geçisi veya ihraci yahut hurdaya ayrilmak üzere satisi hallerinde de vergi istisnasinin uygulanmasi olanagi saglanmaktadir.

Ancak yurt disindan ithal edilen 3.000 DWT’nin (yolcu gemileri ile özel maksatli, özel yapili gemilerde ise 300 grostonun) üzerinde olup Türk Uluslararasi Gemi Siciline kaydedilen gemilerin bu sicilden terkin edilerek baska bir sicile devri veya ihraci yahut hurdaya ayrilmak için satisi halinde satis kazancinin vergiden istisna edilebilmesi için en az alti ay süreyle bu sicile kayitli olarak isletilmis olunmasi kosulu öngörülmektedir.

Bu sorunun ortaya çikisi, bir kez daha, gerekçelerin hazirlanisinda gerekli özenin gösterilmedigini, gerekçelerin de madde metni kadar özeni hakkettigini göstermektedir.

Tasariyla ayrica, halen sürmekte olan hatali uygulamanin izleri de ortadan kaldirilmasi da amaçlanmaktadir. Bu maksatla Kanuna eklenmesi öngörülen bir geçici maddeyle de bir vergi ve ceza affi getirilmektedir. Tasariya göre; bu degisikligin yürürlüge girmesinden önce söz konusu istisnadan, ihtirazi kayitla beyanda bulunanlar (bir baska deyisle istisnadan yararlanmak için konuyu yargi organlarina tasimis olanlar) veya ileride bir inceleme olursa konuyu yargiya tasiriz düsüncesi ile kendiliklerinden yararlananlar hakkinda, yararlandiklari bu istisnalar dolayisiyla yapilmis veya geçmise yönelik olarak yapilacak tarhiyatlar da kaldirilacaktir. Yargilama sürecinde olanlar hakkinda yapilmis tahakkuklarda, davadan feragat kosulu ile terkin edilecektir.

Ancak söz konusu geçici maddede bu konuda yapilmis ödemelerin iade edilmeyecegi hükme baglanmaktadir. Getirilmesi öngörülen düzenlemenin bu kismi esitlik ve hakkaniyete aykiridir. Nitekim bu sekildeki benzer düzenlemeler hep Anayasa Mahkemesince iptal edilmistir. Bu nedenle akibeti bellidir, hazine hep belli hukuki süreçler sonucunda iadede bulunmak zorunda kalmistir. Bu yüzden tasari düzenlemesinin yasama sürecinde, “tahsil edilen tutarlarin red ve iade edilmesi” yönünde düzeltilmesi, bence, hakkaniyetin ve hukuk devletinin geregidir.