KRIZ VE KAYIT DISILIK

27.05.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1342 görüntülenme YAZDIR

KRIZ VE KAYIT DISILIK
27 Mayis 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Her yil Mayis ayinda Türkiye’deki üniversitelerin maliye bölümlerinde görev yapan ögretim elemanlari geleneksel olarak toplanarak belirlenen bir konu üzerinde sempozyum seklinde tartismalar yapmaktadir. Bu toplantilar, hem çesitli üniversitelerde görev yapan ögretim elemanlari arasindaki bagin güçlenmesine hemde fikir alisverisi yapilarak Türk maliye ve mali hukuk bilimlerinin gelismesine hizmet etmektedir.

Bu yil 25’incisi düzenlenen sempozyum Antalya’da “Kriz Ortaminda Vergi Politikalarinin Degerlendirilmesi” konusunda Gazi Üniversitesinin ev sahipligimde geçtigimiz Sali günü basladi ve yarin sona erecek. Bu toplantidaki tartisma konularini ve sunulan tebliglerde islenen konulari sirasi geldikçe aktarmaya çalisacagim.

Bu günkü yazimda bu sempozyumun panelinde söz etmek istiyorum. Panelin konusu “Kriz Ve Kayit Disilik Iliskisi”ydi.

Panelde ilk konusmayi yapan Bankalar Arasi Kart Merkezi Genel Müdürü Sertaç Özince’nin aktardigina göre pos cihazi sayisinda Avrupada birinci, banka karti sayisinda Avrupada ikinci, kredi karti sayisinda Avrupada üçüncü olan Türkiye’nin krizi az hazarla atlatmasinda banka ve kredi kartlarinin rolü yadsinamaz. Özince’nin Merkezin Gazi Üniversitesi IIBF Maliye Bölümü ile birlikte yaptigi bir arastiramaya göre, kriz döneminde kredi karti harcamalari artmissa da bu artis mal talebi istikrarinin saglanmasi açisindan dengeleyici bir rol oynamis ve hane halklari krizde olusan toplam tüketici kredisi ihtiyaçlarinin % 10’unu kredi kartlari ile karsilamis. Özince, kredi kartlarinin kayit disi ekonominin kayit altina alinmasinda en önemli araç oldugunu hakli olarak vurguladiysa da, krizin yarattigi kart magdurlarini bir kenara biraksak bile, bankalarin kredi kartlarini rastgele ve talep olmadan dagitmasinin, bankalarin aidat, kart bedeli, faiz gibi sorunlari çözmeden kredi kartlarinin istenen basariyi yakalamasi zor. Ancak Maliye Idaresinin kredi kartlarini izlemesi ile pek çok isletmeyi satislari ve hasilari bakimindan daha rahat izler hale geldigi de açik. Kredi karti uygulamasinin kayit disi ekonomi ile mücadelede istenen basariyi yakalamasi, sözü edilen  sorunlarin çözülmesinin yani sira tesvik edilmesine de bagli. Bu konuda Özince’nin baslica önerileri ise, kredi kartli satislarda KDV’nin bir veya iki puan indirimli uygulanmasi, ekstre veya kart harcamalari üzerinden iade veya prim uygulanmasi veya kartli harcamalarin belli bir yüzdesinin gelir vergisi beyannamesinde ayrica indirim konusu yapilmasi. Üzerinde durularak tartisilmasi gereken bu önerilere Maliye Bakanligi ne kadar sicak bakar, bilmiyorum.

Panelin ikinci konusmacisi Vergi Konseyi Baskani Mustafa Uysal’di. Vergi Konseyinin 30.000 adam/saat çalisarak hazirladigi Gelir Vergisi Kanununun bir kenarda bekletilmesini elestiren Uysal, vergi sisteminin ithalata dayali vergilere ve dolayli vergilere agirlik vermesinin yanlisligina, bu yanlisligin en fazla kriz dönemlerinde vergi gelirlerinin azalmasi seklinde olumsuz etki yarattigina deginerek, sistemin yeniden kurulmasi gerektigine isaret etti. Kayit disiligin vergi gelirlerini azaltmasinin gelir bölüsümünü de olumsuz etkiledigini vurgulayan Uysal, bütün olumsuzluklara karsin, kayit disi ekonominin krizlerde olumlu etki yarattiginin da görmezden gelinemeyecegine isaret ederek, isletmelerin kriz dönemlerinde devreye soktuklari kayit disi birikimlerinin zamaninda niçin kayda alinmadigi sorusunun cevabinin arastirilmasi gerektigini, bu konuda bulunacak cevaplardan birinin de “halkdaki ödenecek vergilerin yerinde harcanmayacagi inanci”nin üzerinde önemle durulmasi gerektigini belirtti.

Üçüncü konusmaci, ev sahibi Üniversitenin Maliye Bölüm Baskani Prof. Dr. Sükrü Kizilot’sa kayit disi ekonominin kayda alinmasinda en önemli aracin belge düzeni olduguna isaret ederken, belge düzeninin olusmasinda zâfiyet yaratan en önemli hadisenin vergi iadesi sisteminin kaldirilmasi olduguna isaret ederek, bu yanlisi telafi etmek üzere bazi ülkelerde uygulanan kazi-kazan ve piyango sistemlerinin uygulanmasini önerdi. Bu konuda denetimin öneminin yadsinamayacak olmasini hakli olarak vurgulayan Kizilot Hoca, denetim elemani kadrolarinin büyük bölümünün yillardir bos olmasinin yanlisligini, vergi sisteminde oto-kontrol müesseselerinin olmayisini, servet artisi ve harcamalarin kaynaginin sorgulanamamasini kayit disiligi genisleten önemli unsurlar olarak saydi.

Son konusmaci ise Gelir Idaresinin Baskani Mehmet Kilci’ydi. Kilci, kayit disiligin ve kayit disi ekonominin ülke ekonomisi ve toplum yapisinda yol açtigi tahribati aktardiktan sonra, kayit disi ekonomi ile mücadele strateji ve planinda degisiklikler yapildigini aktararak, özellikle vergiye gönüllü uyumu artiracak projeler üzerinde çalistiklarini, incelenecek mükelleflerin belirlenmesinde risk analizlerini datalara dayali olarak yaparken, bu gün artik ekonometrik modellerle risk analizi yapar hale geldiklerini, sahte faturayi artik kisa sürede belirleyebildiklerini aktardi.

Kayit disilikla mücadele, sadece Maliye Bakanligi tarafindan yapilacak bir mücadele degildir. Önce siyasetçinin bunun geregine inanmasi ve araçlarini saglamasi gerekmektedir. Ondan sonra, bu konuda toplumun tüm kesimlerinde bir ortak mutabakat saglanarak, Devletin Mali Idarenin disinda basta Iç Isleri Bakanligi ile, polisi ile, jandarmasi ile, gümrük teskilati ile, belediyesi ile sivil toplum kuruluslarinin da destek ve yardimi ile bu mücadeleyi yürütmesi gerekmektedir.

Panelden çikan sonuç nedir derseniz söyleyeyim :

“Ileriki yillarda yapilacak sempozyumlarda da biz bu konuyu tartismaya devam ederiz.”

Referans Gazetesi 27/5/2010