OTOMATIK BILGI DEGISIMI

07.12.2017 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 826 görüntülenme YAZDIR

OTOMATIK BILGI DEGISIMI

Dünya Gazetesi 5.12.2017

Küresellesme, ülkelerin vergi mevzuatlarindaki farkliliklar, finans piyasalarindaki teknolojik gelismeler neticede sermayenin rahat hareket edebilmesini saglamis, dolayisiyla vergi mükellefleri de düsük vergi yükü olan ülkelere yönelmistir. Sermayenin bazen gizlenmek istemesi, bazen de ülkemizdeki gibi kur farki vergilemesinin sermayeyi asindirmasi gibi faktörler de bunda rol oynamistir. Ülkelerin bilgi saklamasi ve finansal bilgileri paylasmama egilimleri de bir baska faktör olarak karsimiza çikmistir.

Bu durum ise, bir yanda gelirlerin çok düsük oranda vergilendirilmesi ya da hiç vergilendirilmemesi öte yanda ise bazi ülkelerin vergi gelirlerinde asinma sonuçlarini dogurmustur. Ayrica bu durum terörün finansmani ve suç gelirlerinin aklanmasi ile mücadeleyi de olumsuz etkilemistir.

Bu konu özellikle 2001 yilinda Amerika’dan baslayarak yayilan finansal kriz sonrasinda daha çok tartisilmaya baslanmistir. Tarihçe ile fazla ugrasmayip günüme gelirsek, bu konudaki sakincalari özellikle vergi gelirleri asinan ülkeler lehine gidermek amaciyla iki önemli anlasma ortaya çikmistir. Bunlardan birincisi Amerika tarafindan diger ülkelere kabul ettirilen ve Amerikan vatandaslarinin dünyanin her hangi bir yerindeki gelir ve gelir kaynaklarinin Amerika tarafindan izlenmesini amaçlayan FATCA (Foreign Account Tax Compliance Act) anlasmasidir. Digeri de OECD tarafindan gelistirilen hem Avrupa Birligi hem de OECD üyesi ülkeler arasinda imzalanan “Vergi Konularinda Karsilikli Idari Yardimlasma Sözlesmesi”dir.

Türkiye, her iki anlasmayi da imzalamistir. Iki anlasma da ülkeler arasinda ayri ayri yürürlüktedir. Amerika, AB ve OECD ülkelerinin sözlesmesine katilmamis kendi anlasmasini yürütmeyi tercih etmistir.  Biz bu yazimizda kisaca sözlesme olarak anacagimiz Vergi Konularinda Karsilikli Idari Yardimlasma Sözlesmesi’nin Otomatik Bilgi Degisimi düzenlemelerini (kisaca OBD) aktarmaya çalisacagiz. OBD Eylem Planina katilan ülke sayisi 14 Kasim 2017 tarihi itibariyle 106’ya ulasmistir.

OBD, devletlerin kendi ülkesindeki finansal kuruluslardan bilgi edinip bu bilgileri yillik olarak diger üye devletlere otomatik olarak bildirmesi prensibine dayanmaktadir. Bu kapsamda Sözlesmeyi imzalayan taraf ülkelerin birbirleriyle yapacaklari bilgi degisimi ile vergiden kaçinmanin önlenmesi amaçlanmaktadir.

Türkiye bu Sözlesmeyi 3.11.2011 tarihinde Cannes’te imzalamistir. Imzalanan sözlesme TBMM tarafindan 7018 sayili Kanun ile uygun bulunmustur. Nihayet Sözlesme uygun bulma Kanunu ve usul kurallari geregince 2017/10969 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile ve bazi çekince ve beyanlarla onaylanmistir. Netice olarak, Türkiye’de OBD kervaninda yerini almistir.

Türkiye OBD’yi sadece gelir, kurumlar ve katma deger vergilerinin konusuna giren gelir ve faaliyetler için kabul etmistir. Gümrük vergisi hariç diger vergiler ve kanunla kurulu sosyal güvenlik primleri açisindan diger ülkelere yardimci olmama hakkini sakli tutmustur.

Esasen, mevcut durumda da ülkeler, aralarinda imzalanmis çifte vergilendirmeyi önleme anlasmalarina dayanarak ülkeler karsilikli olarak bilgi degisimi yapabilmektedirler. Ancak gerçeklestirilen bilgi degisimi çogunlukla talep üzerine gerçeklesmekte, bir vergi idaresi süphelendigi bir durum olursa diger vergi idaresinden bilgi talep etmektedir. OBD disindaki yöntemlerden talep üzerine bilgi degisimi, bir devletin basvurusu üzerine basvuruda bulunulan devletin gerekli bilgileri edinip diger talepte bulunan devlete iletmesini ifade etmektedir. Kendiliginden bilgi degisimi ise Sözlesmenin tarafi olan bir devletin diger devlete belirli durumlarda herhangi bir talep olmaksizin belirli bilgileri gördügü gereklilik üzerine göndermesini ifade etmektedir. Sözlesmede bu konular da OBD’den ayri olarak düzenlenmistir.

Görülecegi üzere talep üzerine veya kendiliginden bilgi degisimi, esasen taraf devletlerden birinin vergisel açidan önemli bir durumdan haberdar olmasini ve bunun sonucunda karsi taraf ile sadece bu durum ile ilgili bilgilerin paylasilmasini içermektedir. Yani mutlaka tetikleyici bir durum gerekmektedir.

OBD ise bilgilerin dönemsel ve düzenli olarak ve tetikleyici her hangi bir nedene dayali bir talep olmaksizin ilgili ülkeye raporlanmasidir. Bu husus Sözlesmenin 4. maddesinde “taraflar sözlesmenin kapsamina giren vergilere iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi veya uygulanmasi ile ilgili oldugu öngörülen bilgileri degisime tabi tutacaklardir” denilmek ve 6. maddede ise “bilgilerin konu kategorileri itibariyle ve ülkelerin aralarinda belirleyecekleri yönteme göre otomatik olarak degisime tabi tutulacagi” vurgulanarak belirtilmistir.

6. maddede belirtilen karsilikli anlasma yoluyla belirlenecek olan yöntemler “Mali Hesaplar ile Ilgili Bilgilerin Otomatik Olarak Degisimine Iliskin Yetkili Otorite Anlasmasi” ile belirlenecektir. Bu anlasma karsilikli anlasma seklinde olabilecegi gibi çok tarafli da imzalanabilmektedir.

OBD ile bir ülke mukiminin (vergi kanunlari açisindan o ülkede ikamet eden kisi veya kurumun) diger ülkedeki finansal kuruluslarda bulunan hesaplari hakkindaki bilgiler her yil otomatik olarak ve standart bir sekilde ilgili kisinin mukim oldugu ülkenin mali idaresine bildirilecektir. Bir örnek vermek gerekirse; anlasmanin devreye girmesi ile beraber bir Türkiye mukiminin Isviçre’de bir bankada bulunan hesabi ve bu hesaba iliskin bilgiler her yil Türk Maliye Idaresi’ne bildirilecektir. Ayni sekilde bir Isviçre mukiminin de Türkiye’de herhangi bir finansal kurulusta bulunan hesabina iliskin bilgiler her yil Isviçre mali idaresine bildirilecektir. Dünya giderek küçülmektedir.

(Gelecek yazimda da bu konuya devam edecegim)

Xxxxxxxxxxx             xxxxxxxxxxxxxx                   xxxxxxxxxxxxxxx

 

OTOMATIK BILGI DEGISIMI – 2

 

Dünya Gazetesi 7.12.2017

 

Geçen yazimda Türkiye’nin de artik taraf oldugu ve çok tarafli “Vergi Konularinda Karsilikli Idari Yardimlasma Sözlesmesi”nden söz ederek, bu sözlesmenin bilgi degisimi yöntemlerinden söz etmis ve otomatik bilgi degisimini müessesesini (OBD) kisaca açiklamistik. Simdi konuya devam edelim.

Sözlesme uyarinca bilgi degisimi yapacak ülkelerden 49’u Eylül 2017’de, 53’ü ise Eylül 2018’de ilk bilgi degisimi yapmayi kabul etmistir. Türkiye’de ilk bilgi aktarimini Eylül 2018’de yapacaktir. Türkiye gibi, Eylül 2018’de bilgi degisimi yapacak ülkeler 1.7.2017 – 30.6.2018 bilgilerini aktaracaklardir.

Sözlesme uyarinca finansal bilgiler, bütün ülkelere degil, sadece kisi ve kurumlarin mukimi oldugu ülkeye yapilacaktir. Dolayisi ile Türkiye’de mukim olan kisiler hakkinda diger ülkelere bilgi aktarimi OBD kapsaminda yapilamaz. Çünkü OBD, mükelleflere iliskin toplu bilgilerin sistematik ve periyodik olarak gelirin elde edildigi kaynak ülkeden geliri elde eden kisi veya kurumun yerlesik oldugu mukim ülkeye aktarilmasini ifade etmektedir.

Konunun vatandaslikla ilgisi yoktur. Örnegin Isviçre’de mevduati olan bir Türk vatandasi, Ingiltere’de yasiyorsa (orada yerlesik ise), Isviçre bu kisinin finansal gelirlerini Türkiye’ye degil, Ingiltere’ye bildirecektir. Bir Hollanda vatandasida Fransa’da yerlesik ise Türkiye bu kisinin finansal gelirlerini Holanda’ya degil, Fransa’ya bildirecektir.     

            Ülkelerin aktaracaklari bilgiler, önce her bir ülkedeki finansal kuruluslarin (ve o ülkedeki yabanci finansal kuruluslarin ülkedeki subeleri dahil) kendilerindeki bilgileri kendi maliye idaresine aktarmalari suretiyle toplanacak ve oradan OBD’ye konu edilecektir.   

Bu konuda Maliye Bakanligi’da bir çalisma yapmaktadir. Yapilan çalismalar kamuoyuna bir Teblig Taslagi ile duyurulmustur.  Bu Teblig Taslagina göre OBD’ye konu olmak üzere Bakanliga bilgi aktaracak kurumlar saklama kuruluslari, mevduat kuruluslari, yatirim kurumlari ve belirli sigorta sirketleri olarak belirlenmistir.

Kurumlar, bildirim yükümlülügü kapsaminda bir finansal kurulus olup olmadiklari, yapacaklari degerlendirme neticesinde bildirimi zorunlu hesap tutup tutmadiklarini kendileri belirleyeceklerdir. Bu konudaki sorumluluk ve yaptirim riski, finansal kurumlardadir.  

Maliye idareleri ile paylasilacak olan bilgiler, kisilerin dolambaçli yollara giriserek bilgi vermekten kaçinmalarini önlemek adina çok genis kapsamli olarak belirlenmistir. Bu çerçevede finansal kurumlar anlasma kapsamindaki ülkelerin mukimi olan kisilere iliskin asagidaki bilgileri Gelir Idaresine bildirecek, oradan da kisinin mukim oldugu ülkelerin maliye idareleri ile finansal bilgiler paylasilacaktir.

Raporlanmasi gereken kisinin; adi-soyadi/unvani, adresi, mukim oldugu ülke ve vergi kimlik numarasi, gerçek kisiler için dogum yeri/tarihi, hesap numarasi, hesabinin takvim yili sonu itibariyle bakiyesi veya degeri, finansal kurulus kapsaminda elde edilen faiz, kar payi, sigorta geliri vb. gelirleri, finansal kurulus kapsaminda elde edilen finansal varliklarin elden çikarilmasindan saglanan kazançlar, hesabina raporlama dönemi içerisinde ödenen ya da alacak kaydedilen finansal varliklarinin satisindan ya da itfasindan dogan toplam brüt tutar (saklama hesaplari için).

Vergi kayip ve kaçagi ile mücadele etmek için Sözlesmeye taraf ülkeler arasinda öngörülen kapsamli is birligi yöntemleri arasinda bilgi degisiminin yani sira, eszamanli vergi incelemeleri, yurt disi vergi incelemeleri, tahsilatta yardimlasma ve tebligat konulari da yer almaktadir. Otomatik Bilgi Degisimi müessesesinin basarili olmasi için zaman zaman bu yöntemlerinde birlikte kullanilacagi açiktir.

Ancak bu müessesenin basariya ulasmasi, finansal kurumlarin sorumluluklari ve bilgi aktarimlari konusunun özel bir yaptirim düzenine kavusturulmasini gerekli kilmaktadir. Su anda bu konuda uygulanabilecek tek yaptirim, özel usulsüzlük gibi görünmektedir. Aslinda bu husus, pek çok müessese için gerekli olup, müesseselerin basari sansini azaltmaktadir.

Öte yandan bu kapsamda mükellef haklari konusunun da degerlendirilmesi gerekmektedir. Verilecek bilgilerin mükelleflerin de ittilaina sunulmasi, bilgilerin karsi ülkede kullanim sinirlari, saklanmasi, mahremiyetin saglanmasi, zamanasimi süresi sonunda imhasi, yargi yolu vb. pek çok konu üzerinde çalisilmayi beklemektedir.