BILIRKISILERIN VERGILENDIRILMESI

22.07.2010 Dr. Bumin DOGRUSÖZ - 1675 görüntülenme YAZDIR

BILIRKISILERIN VERGILENDIRILMESI
22 Temmuz 2010, A.Bumin DOGRUSÖZ

Adli veya idari yargi yerlerinde veya icra dairelerinde bilirkisilik yapanlara yapilan ödemeler, hiç süphesiz Gelir Vergisi’ne tabidir. Gelir Vergisi Kanunu’nda geçmiste bilirkisilere yapilan ödemeler, serbest meslek kazanci olarak vergilendirilirken sonradan ücret kabul edilmistir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde ‘ücret’; “isverene tabi ve belirli bir isyerine bagli olarak çalisanlara hizmet karsiligi verilen para ve ayinlar ile saglanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” seklinde tanimlanmis, müteakiben de ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminati (Mali sorumluluk tazminati), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakki, prim, ikramiye, gider karsiligi veya baska adlar altinda ödenmis olmasinin veya bir ortaklik münasebeti niteliginde olmamak sarti ile kazancin belli bir yüzdesi seklinde tayin edilmis bulunmasinin onun mahiyetini degistirmeyecegi, maddenin üçüncü fikrasinin 5 numarali bendiyle de bilirkisilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarisma jürisi üyelerine ödenen veya saglanan para, ayin ve menfaatlerin ücret sayilacagi hüküm altina alinmistir.

Bilirkisilik özünde serbest meslek faaliyeti kapsaminda degerlendirilmesi gereken bir faaliyettir. Ücret, yukariya da aktardigimz tanimi geregi bilirkisilikle bagdasan bir gelir kategorisi degildir. Ancak bilirkisiligin ücret kapsamina alinmasi, serbest meslek olarak kabul edilmesi halinde dogacak sekli ve maddi yüklerden (makbuz düzenleme, defter tutma, KDV vb) bilirkisileri kurtarma amaci gibi uygulama kaynakli gerekçelere dayanmaktadir.

Bilirkisilere yapilan ödemeler, genelde ödemeyi yapanca stopaja tabi tutularak yapilir. Çünkü anilan kanunun 94. maddesinin birinci fikrasiyla; kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret sirketleri, is ortakliklari, dernekler, vakiflar, dernek ve vakiflarin iktisadî isletmeleri, kooperatifler, yatirim fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabi, zirai kazançlarini bilanço veya zirai isletme hesabi esasina göre tespit eden çiftçiler asagidaki bentlerde sayilan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptiklari sirada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur olduklari hükme baglandiktan sonra, söz konusu maddenin ‘1' numarali bendinde yer alan “Hizmet erbabina ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazili olup ücret sayilan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” hükmüyle ücretler üzerinden yapilacak Gelir Vergisi tevkifatinin kriteri belirlenmistir.

Ancak bilirkisi ücretlerinin vergilendirilmesi, stopajla bitmemektedir. Çünkü Maliye Idaresi, farkli adliyelerde çesitli mahkemelerin kendi vezneleri ve icra ve iflas müdürlükleri tarafindan bilirkisilik hizmeti karsiliginda yapilan ödemeleri, baska bir ifadeyle farkli adliyelerin ayri ayri vezneleri ve icra-iflas müdürlüklerince tahakkuk ettirilerek yapilan ödemeleri ayri ayri ücret geliri olarak kabul etmektedir. Mali idareye göre Gelir Vergisi Kanunu uygulamasi bakimindan bilirkisilik hizmeti ifa edilen adliyelerin her birinin ayri bir isveren, bu adliyelerce ‘bilirkisilik hizmeti’ karsiliginda ödenen ücretlerin de ilgili adliyelerin farkli birimlerinin kendi vezneleri tarafindan, baska bir ifadeyle ayri ayri veznelerce tahakkuk ettirilip ödenmesi durumunda her bir vezneninde ayri bir isveren olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, ayni kanunun 86’nci maddesinin ‘1/b’ bendi geregince, tek isverenden alinmis ve tevkif suretiyle vergilendirilmis ücretler için [(birden fazla isverenden ücret almakla beraber, birden sonraki isverenden aldiklari ücretlerinin toplami, 103’üncü maddede yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari asmayan mükellefler tarafindan (tamami tevkif suretiyle vergilendirilmis ücretleri dahil)] yillik beyanname verilmeyecek, diger gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir. Maddenin ‘1/c’ bendine göreyse vergiye tabi gelir toplaminin [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103’üncü maddede yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari asmamasi kosuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmus olan; birden fazla isverenden elde edilen ücretler için de yillik beyanname verilmeyecek, diger gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Bu düzenlemelere göre söz konusu bilirkisi ödemeleri üzerinden ödemeyi gerçeklestirenlerce Gelir Vergisi kesintisi yapilmasi, kesintinin ise her bir isveren tarafindan, ayri ayri yapilacak bilirkisi ödemesinin ayni nitelikte bulunan ve ilgili yildaki daha önceki ödemelerle birlestirilmesi suretiyle (toplam matraha ulasilarak bu matrah üzerinden), Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesindeki tarifeye göre yapilmasi gerekmektedir.

Bu durumda, birinci isverenden (bu isverenden alinan ücretin hangisi oldugu ücretli –bilirkisi- tarafindan serbestçe belirlenebilir) sonraki ücret gelirleri toplaminin 103. maddede yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari (22.000,00.-TL) asmasi halinde, birinci isverenden alinan ücret de dahil olmak üzere, ücret gelirlerinin tamaminin yillik Gelir Vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

22.07.2010 | Referans Gazetesi