IFLAS ERTELEMESI ILE ILGILI YENI DÜZENLEME

19.07.2016 Dr. Veysi SEVIG- 2705 görüntülenme YAZDIR

Iflas ertelemesi ile ilgili yeni düzenleme

Dr. Veysi Sevig

 ITO  Haber 18 Temmuz 2016 Pazartesi

“Yatirim Ortaminin Iyilestirilmesi Amaciyla Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Tasarisi” ile Icra Iflas Kanunu’nun “Iflas Yolu Ile Takip”e iliskin hükümlerinde degisiklik yapilmasi öngörülmüs, söz konusu düzenlemelerde 179/c maddesi ile “Kanun Yollari” belirlenmis bulunmaktadir. Buna göre “iflas erteleme talebi üzerine mahkemece verilen nihai karara karsi borçlu sirket veya kooperatif ya da erteleme talep eden alacakli tarafindan kararin tebliginden; diger ilgililer tarafindan ise kararin ilamindan itibaren 10 gün içinde istinaf yoluyla” basvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafindan verilen kararlara karsi da ayni esaslar dahilinde 10 gün içinde temyiz yoluna basvurulabilecektir. Öngörülen düzenleme ile bölge adliye mahkemesince iflasin erteleme kararinin kaldirilmasi veya bölge adliye mahkemesi tarafindan verilen iflasin ertelenmesi kararinin Yargitay tarafindan bozulmasi halinde, borçlunun mal varligi üzerindeki tedbirler devam edecektir. Bu asamada da durumun seyrine göre mahkemece bu tedbirlerin degistirilmesi veya kaldirilmasi mümkün olabilecektir.

Bilindigi üzere mevcut düzenleme geregi Türk Ticaret Kanunu’nun 376’nci maddesi uyarinca “Son yillik bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplaminin yarisinin zarar sebebiyle karsiliksiz kaldigi anlasilirsa yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantiya çagirir ve bu genel kurula uygun gördügü iyilestirici önlemleri” sunar.

Son yillik bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplaminin üçte ikisinin zarar sebebi ile karsiliksiz kaldigi anlasildigi takdirde, derhal toplantiya çagrilan genel kurul sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasina karar vermedigi takdirde sirket kendiliginden sona erer.

Sirketin borca batik durumda bulundugu süphesini uyandiran isaretler varsa yönetim kurulu aktiflerin hem isletmenin devamliligi esasina göre hem de muhtemel satis fiyatlari üzerinden bir ara bilanço çikartir. Bu bilançodan aktiflerin sirket alacaklilarinin alacaklarini karsilamaya yetmediginin anlasilmasi halinde yönetim kurulu, bu durumu sirket merkezinin bulundugu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve sirketten iflasini ister.

Türk Ticaret Kanunu’nun 376’nci maddesinde tek bir bilançodan söz edilmis ise de bu asamada iki farkli bilançonun düzenlenmesi söz konusudur.

Öncelikle borca batikligin ve dolayisiyla dogrudan iflas halinin belirlenmesinde esas alinacak bilanço “aktiflerin (mevcut varliklarin) muhtemel satis fiyatlari” üzerinden düzenlenen ara bilanço olacaktir. Çünkü borca batik durumda olan her borçlunun iflas istenmesi zorunlu ise de iflasin ertelenmesini istemesi ekonomik ve kanuni bir zorunluluk degildir.

Muhasebe teknigine göre varliklarla birlikte alacaklari da aktif kalemler arasinda yer alsa da Icra-Iflas Kanunu’nun 179’uncu maddesi kapsaminda düzenlenen borca batiklik bilançolarinda bütün alacaklarin muhtemel satis degerlerinin tespitine gerek bulunmamaktadir. Borca batiklik gerçekte borçlarin neredeyse tamaminin muaccel (hemen ödenmesi gereken) oldugunu ve bunlarin vadeye dayali bir iskontaya tabi tutulmasini gereksiz kilmaktadir. Diger yandan süpheli ve degersiz alacaklar bakimindan tahsilat imkanlari da dikkate alinmak suretiyle gerçekçi tahminlere dayali bir degerleme yapilmasi zorunludur. Özellikle bir kisim borçlarin uzun vadeli olmasi, zaten nakit akisi ve ödemeler dengesi bakimindan çogu zaman olumlu karsilanmakta ve iyilestirme projelerinde yer almaktadir.

Mevcut düzenlemede “borçlarin aktiften fazla olmasi” kavrami özellikle bazi muhasebe kalemlerinin aslinda parasal bir deger ifade etmedigi ve hatta negatif karakterli oldugu halde bilançoda “aktif” olarak gösterildigi bu kalemlerin, iflasin ertelenmesi basvurularinda ve mahkeme asamalarindaki incelemelerde yarattigi sorunlar ve ortaya çikan farkli uygulamalar dikkate alinarak terkedilmekte, bunun yerine hukuki ve islemsel bir kavram olarak “borca batiklik” kavrami tercih edilmektedir.

Iflas erteleme basvurusu ve ertelemenin sartlarina iliskin hükümler gerek bu kurumun zaman içinde gösterdigi gelisme gerekse ekonominin gerekleri ve isletme dinamikleri düsünülerek ayrintili olarak yeniden düzenlenmektedir. Yapilan düzenlemeler çerçevesinde “iflas erteleme” istemlerinin daha verimli sonuçlara yönelik olmasi beklenmektedir.