"IZAHA DAVET” MÜESSESESININ DETAYLARI BELIRLENDI

08.08.2017 Doç. Dr. ÖZGÜR BIYAN- 2093 görüntülenme YAZDIR

"IZAHA DAVET” MÜESSESESININ DETAYLARI BELIRLENDI

Doç. Dr. Özgür BIYAN·

I. GIRIS

Geçen sayida da yer verildigi ve bilindigi üzere 6728 sayili[1] “Yatirim Ortaminin Iyilestirilmesi Amaciyla Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun”un 22’nci maddesiyle Vergi Usul Kanunu’nun mülga 370’inci maddesinde “izaha davet” müessesesi ihdas edilmistir.

Söz konusu müessesenin uygulamasina yönelik 25 Temmuz 2017 tarihli ve 30134 sayili Resmi Gazete’de yayinlanan 482 Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi ile uygulamanin detaylari da Maliye Bakanliginca belirlenmis bulunmaktadir. Bu yazida ilgili teblig kapsamindaki düzenlemeler irdelenecektir.

II. IZAHA DAVET UYGULAMASINA YÖNELIK DÜZENLEMELER

A. Kapsam

VUK’nun 370/4 hükmü uyarinca Maliye Bakanligi izaha davet uygulamasi kapsaminda ön tespitin niteligini, izaha davetin seklini ve kapsamini, daveti yapacak ve yapilan izahi degerlendirecek mercii, davet yapilacaklari, yapilan izahta kullanilacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya iliskin usul ve esaslari belirlemeye yetkili kilinmistir. 482’nolu teblig uyarinca izaha davete konu edilecek hususlar söyle belirlenmistir:

 - Ba-Bs Bildirim Formlarindaki bilgilerin karsilastirilmasi,

 - Kredi karti satis bilgileri ile KDV beyannamelerinin karsilastirilmasi,

- Yillik beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karsilastirilmasi,

- Çesitli kurum ve kuruluslardan elde edilen bilgiler (odalar, barolar gibi) ile asgari ücret tarifelerinin karsilastirilmasi,

- Yillik gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yapilan indirimleri ve kanuni oranlari asan mükelleflerin incelenmesi,

- Dagittigi kâr üzerinden tevkifat yapmadigi tespit edilenler,

- Geçmis yil zararlarinin mahsubu,

- Istirak kazançlarinin ilgili hesapta gösterilmemesi,

- Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesindeki istisna, (gayrimenkul satis kazanci istisnasi),

- Örtülü sermaye,

- Ortaklardan alacaklar için hesaplanmasi gereken faizler,

- Ortaklik haklari veya hisselerini elden çikardiklari halde beyanda bulunmayan limited sirket ortaklari,

- Gayrimenkul alim/satim bedelinin eksik beyan edilmis olabilecegine dair haklarinda tespit bulunanlar,

- Gayrimenkullere iliskin deger artisi kazançlari,

- Gayrimenkul sermaye iratlarini beyan etmeyen veya eksik/hatali beyan edenler,

- Sahte veya muhteviyati itibariyla yaniltici belge kullanilmasi.

B. Ön Tespit

VUK’un 370. maddesine göre vergi incelemesine baslanilmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa ugradigina delalet eden emareler bulunduguna dair yetkili merciler tarafindan yapilmis ön tespitler hakkinda tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamis olmasi kaydiyla mükellefler izaha davet edilebilir. Bu kapsamda “ön tespit” meselesinin de açiga kavusturulmasina yönelik yetki verilmistir.

Lakin özellikle yetkili merciler konusunda Maliye Bakanligi’na yetki verilmesi vergilendirmede kanunilik ilkesi açisindan tartismaya açiktir. Kanaatimce islemi yapacak olan kisi ya da kisilerin belirlenmesi hususunun kanuni düzenlemelerde yapilmasi daha yerinde olurdu. Zira Vergi Usul Kanununda ve Gelir Idaresi Baskanliginin Teskilat Ve Görevleri Hakkinda Kanunda verginin tarh ve tahakkukuna yetkili kilinan merciler yeterince açiktir. “Ön tespit” ile ilgili vurgulanmasi gereken bir husus da niteliginin belirlenmesi hususudur. Kanun ön tespitlerin niteliginin belirlenmesini Maliye Bakanligi’na vermistir. Ancak hakli olarak buradaki tespitin nasil bir hukuksal islem olacagi, sekli ve yönteminin nasil olacagi elestiri konusu yapilmistir[2].

482’nolu teblig uyarinca ön tespit, “vergi kanunlarinin verdigi yetki kapsaminda vergi incelemesi yapmaya ve/veya mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diger gerçek ve tüzel kisilerden bilgi toplamaya yetkili kilinanlar tarafindan dogrudan veya dolayli olarak elde edilen bilgi, bulgu veya verilerin Izah Degerlendirme Komisyonuna intikal ettirilmesi neticesinde, mezkûr komisyon tarafindan verginin ziyaa ugramis olabilecegi ve mükellefin izaha davet edilebilecegi yönünde yapilan tespiti ifade eder”. Ön tespitin sartlari söyle belirlenmistir.

1. Vergi incelemesine baslanilmamis veya takdir komisyonuna sevk isleminin yapilmamis olmasi ve

2. Ihbarda bulunulmamis olmasi.

Bu belirlemeler zaten ilgili Kanun maddesinde de aynen yer almaktadir. Teblige göre maddede bahsi geçen “ihbarda bulunulmamis olmasi”, yetkili merciler tarafindan yapilmis ön tespitle ilgili konu hakkinda, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamis olmasini ifade eder. Haklarinda ön tespit konusuyla ilgili ihbar bulunan mükellefler bu konuyla ilgili olarak izaha davet edilmeyecek, ön tespitle ilgisi bulunmayan ihbarlar ise izaha davete engel teskil etmeyecektir.

C. Yetkili Merci

VUK 370’de ön tespiti yapacak bir merciden bahsedilmektedir. Ancak bu merciin ne olduguna dair düzenleme yapilmamistir. Tebligde ise bu konuya söyle açiklik getirilmistir:

Yetkili merci, madde kapsaminda izaha daveti yapacak ve kendisine yapilan izahi degerlendirmeye tabi tutarak izahin konusu ile ilgili nihai karar verecek olan Gelir Idaresi Baskanligi veya Vergi Denetim Kurulu Baskanligi bünyesinde kurulan komisyonu (Izah Degerlendirme Komisyonu) ifade eder”.

Maliye Bakanligi yetkili mercii olarak Gelir Idaresi Baskanligi veya Vergi Denetim Kurulu Baskanligi bünyesinde kurulan komisyonu (ya da komisyonlari) belirlemistir. Dolayisiyla bu komisyonlar disinda herhangi bir kurum ya da merciinin davet yapmasi ve kendisine yapilan izahi degerlendirmesi mümkün degildir. Diger deyisle mesela uzlasma komisyonu, takdir komisyonu böyle bir islem yapamayacaktir.

Izaha davet müessesinden faydalanabilmek için temel sartlardan biri de “ihbar”da bulunulmamis olmasidir. Ön tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamis olmasi kaydiyla mükellefler izaha davet edilebileceklerdir. Bir görüse göre ihbarcilarin ihbar ikramiyelerine iliskin haklarinin korunabilmesi için ihbara dayali tespitler, kapsam disi birakilmistir[3]. Bir baska görüse göre ise buradaki “ihbar” kavrami yeterli bir açiklama barindirmamaktadir. Ihbarin resmi makamlara mi yapilacagi veya hangi resmi makamlara yapilmasi gerektigi hususu yeterince açik degildir[4]. Tebligde de bu durumun açik olmadigi söylenebilir.

Nitekim Tebligin “3.1.2. Ihbarda Bulunulmamis Olmasi” basligi altinda “Maddede bahsi geçen “ihbarda bulunulmamis olmasi”, yetkili merciler tarafindan yapilmis ön tespitle ilgili konu hakkinda, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamis olmasini ifade eder. Haklarinda ön tespit konusuyla ilgili ihbar bulunan mükellefler bu konuyla ilgili olarak izaha davet edilmeyecek, ön tespitle ilgisi bulunmayan ihbarlar ise izaha davete engel teskil etmeyecektir” seklindeki açiklamada da söz konusu durum açik degildir. Izaha davet komisyonuna mi ihbarda bulunulmamis olmalidir? Yoksa baska bir kurum ya da mercie mi ihbarda bulunulmamis olmalidir? Bu belirsizligini korumaktadir.

D. Izah Degerlendirme Komisyonu

VUK 370 kapsaminda Maliye Bakanligina verilen yetkiye istinaden, Gelir Idaresi Baskanligi ve Vergi Denetim Kurulu Baskanligi bünyesinde yeterli sayida “Izah Degerlendirme Komisyonu” olusturulmustur.

Gelir Idaresi Baskanligi bünyesinde kurulan izah degerlendirme komisyonlari ilgisine göre vergi dairesi baskanliklari ile defterdarliklara bagli olarak görev yapacaklardir[5].

Izah Degerlendirme Komisyonu;

a) Kendisine intikal ettirilen bilgi, bulgu veya verilerden hareketle verginin ziyaa ugramis olabilecegine iliskin, maddede belirtilen ön tespiti yapar.

b) Izaha davet yazisini, teblig edilmek üzere, haklarinda ön tespit yapilanlara gönderir.

c) Kendisine yapilacak izahlari degerlendirip sonuçlandirir.

E. Izaha Davet Yazisi

VUK 370 uyarinca mükelleflerin izaha davet yazisi ile süreç baslayacagindan 482 no’lu teblig kapsaminda bu konuya da yer verilmistir. Buna göre komisyon tarafindan haklarinda ön tespit yapilanlara, gerekli açiklamalarin yer aldigi “Izaha Davet Yazisi” Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarinca teblig olunur. Izaha davet yazisinda asagidaki hususlara yer verilir:

a) Izaha davet yazisinin tebligi tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ön tespitle ilgili olarak gerekli izahin yapilmasi ve yapilan izah sonucu Komisyonca, vergi ziyaina sebebiyet verilmedigi ve beyanname verilmesini gerektirir bir durum bulunmadiginin anlasilmasi halinde söz konusu ön tespitle ilgili olarak vergi incelemesi ve takdir komisyonuna sevk islemi yapilmayacagi,

b) Izaha davet yazisinin tebligi tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulmamasi halinde Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinde yer alan indirimli ceza uygulamasindan yararlanilamayacagi ve mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edilecegi,

c) Izahin yapildigi tarihten itibaren 15 gün içerisinde, hiç verilmemis olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlis yapilan vergi beyaninin tamamlanmasi veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmis bulunan vergilerin, ödemenin geciktigi her ay ve kesri için 6183 sayili Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammi oraninda bir zamla (izah zammi[6]) ayni sürede ödenmesi sartiyla vergi ziyai cezasinin ziyaa ugratilan vergi üzerinden %20 oraninda kesilecegi,

ç) Izahin yeterli görülmemesi halinde mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edilebilecegi,

d) Mükellefin, yapacagi izahi desteklemek amaciyla basta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi kapsaminda her türlü delili sunabilecegi,

e) Davet konusu ön tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesinde yer alan pismanlik hükümlerinden yararlanilamayacagi.

Sahte veya muhteviyati itibariyla yaniltici belge kullanma fiilinin islenmis olabilecegine dair yapilan ön tespitlerle ilgili olarak, toplam mal ve hizmet alislari ya da sahte veya muhteviyati itibariyla yaniltici olarak kullanilmis olabilecek belgelerin tutarinin net bir sekilde belirlenemedigi durumlarda, bu Teblig ekinde yer alan “Toplam Mal/Hizmet Alislari ile Kullanilan Sahte veya Muhteviyati Itibariyla Yaniltici Belgeler Listesi” teblig edilecek izaha davet yazisina eklenir.

Izaha davet müessesesi VUK’nun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle vergi ziyaa yaratilmis durumlarda uygulanmayacaktir. Ama “sahte veya muhteviyati itibariyla yaniltici belge kullanma fiili” (düzenleme kapsam disi) açisindan bir ayricalik belirlemistir. Buna göre yapilan ön tespitlerde, kullanilan sahte veya muhteviyati itibariyla yaniltici belge tutarinin; her bir belge itibariyla 50 bin Türk lirasini geçmemesi ve mükellefin ilgili yildaki toplam mal ve hizmet alislarinin %5'ini asmamasi kaydiyla mükellefler izaha davet edilebilecektir. Böylece yüksek miktarda mal ve hizmet alislari olan ancak bu alislarinin arasinda (bilmeden) sahte veya muhteviyati itibariyle yaniltici belge kullanan mükelleflere de bir kolaylik taninmasi amaçlanmistir. Ancak bu durumlarda vergi suçu raporlarinin akibeti belirsizdir.

Izaha davet müessesesi tarhiyat asamasina iliskin getirilmistir. Dolayisiyla burada gecikme faizi yerine tahsilat asamasina özgü bir düzenleme olan gecikme zammina yer verilmesi dogru bir düzenleme olmamistir. Zira gecikme zammi 6183 sayili Kanun’un 51. maddesi uyarinca “Amme alacaginin ödeme müddeti içinde ödenmeyen kismina vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için” uygulanmaktadir. Ortada henüz ödeme müddeti belli olan bir borç bulunmamaktadir. Bunun yerine VUK 112 maddesinde yer alan gecikme faizi uygulamasi getirilmesi ve “kanunlarinda belirtilen ve tarhiyatin ilgili bulundugu döneme iliskin normal vade tarihinden itibaren, son yapilan tarhiyatin tahakkuk tarihine kadar” seklinde bir düzenleme daha yerinde olacaktir. Bu görüsümüzü destekleyen hakli bir örnege göre[7]Kasim 2012’de KDV beyannamesini vermemis bir mükellef, izaha davetini takiben 15 gün içinde beyannamesini verir ve vergi ve cezayi öderse, gecikme zammi alinamaz”.

III. SONUÇ

01.09.2017 tarihinden itibaren uygulamaya girecek olan 482 No’lu VUK Genel Teblig ile izaha davet müessesesinin uygulanmasina yönelik hususlar tespit edilmistir.

Izaha davet müessesesi iyi niyetle ve hem idare hem de mükellefler açisindan barisçil bir çözüm yolu olarak getirilmistir. Iyi niyetle uygulandiginda amacina hizmet edecegine süphe yoktur. Uzlasma, cezada indirim, pismanlik ve islah gibi müesseselerin yaninda ne kadar etkin kullanilacagi ise zamanla kendini gösterecektir. Maliye Bakanliginin yayinlamis oldugu teblig ise kanaatimizce yetersizdir.

· Bandirma Onyedi Eylül Üniversitesi, IIBF, Maliye Bölümü.

[1] 09.08.2016 Tarihli ve 29796 sayili Resmi Gazete.

[2] Turgut Candan, “Vergi Usul Hukukunda Yeni Bir Müessese: Izaha Davet”, 15.08.2016, https://turgutcandan.com/2016/08/15/vergi-usul-hukukunda-yeni-bir-muessese-izaha-davet/, (Erisim: 15.08.2016).

[3] Bumin Dogrusöz, “Izaha Davet”, Dünya Gazetesi, 23.08.2016.

[4] Candan, a.g.m.

[5] Vergi dairesi baskanliklarinda olusturulacak komisyon, vergi dairesi baskani veya grup müdürünün baskanliginda, vergi dairesi müdürlerinden veya müdürlerden, defterdarliklarda olusturulacak komisyon, defterdar veya defterdar yardimcisinin baskanliginda, gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen olmak üzere toplam üç kisiden olusur. Vergi dairesi baskanliklari bünyesinde birden fazla komisyon kurulmasi mümkündür. Vergi Denetim Kurulu Baskanliginda ve Baskanlikça uygun görülen Grup Baskanliklarinda olusturulacak Izah Degerlendirme Komisyonu, Baskanlik tarafindan biri komisyon baskani olarak belirlenecek üç vergi müfettisinden olusur. Ayrica, söz konusu komisyonlar için yeteri kadar yedek üye seçilir. Vergi Denetim Kurulu Baskanligi veya Grup Baskanliklari bünyesinde birden fazla komisyon kurulmasi mümkündür.

[6] Vergi hukukuna yeni bir kavram daha ilave edilmis oldu. Gecikme zammi, pismanlik zammindan sonra “izah zammi” kavrami da yerini almistir.

[7] Dogrusöz, a.g.m.