Denizlerde bayram
Hakan ÜZELTÜRK / VERGİ ve HUKUK
huzelturk@superonline.com
Yarın Denizcilik Bayramı. Uzun yıllar boyunca kutlandığı adıyla Kabotaj Bayramı. Bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkını vurgulayan kabotaj sözcüğü bu anlamıyla egemenliğin de göstergesidir. Kurtuluş Savaşı sonrasında yapılan en önemli çalışmalardan biri olan İzmir İktisat Kongresi'nde üzerinde önemle durulan kabotaj konusunda somut adım 1926 yılında atılmıştır. 19.4.1926 tarihinde yayınlanan 815 numaralı "Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) Ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun" ile 1 Temmuz 1926 günü, denizlerimizde 391 yıldan beri üzerimizde büyük bir yük teşkil eden yabancılara verilmiş kapitülasyonlar sona erdirilmiştir.
Kanunun 1. maddesine göre, "Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia ve yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve her hangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hidematını ifa etmek yalnız Türkiye sancağını hamil sefain ve merakibe munhasırdır." İlk kez 1 Temmuz 1935 tarihinde 'Denizcilik Bayramı', 1 Temmuz 1939'da da ilk kez 'Kabotaj ve Denizcilik Bayramı' olarak kutlanmıştır.
Kıyı uzunluğu
Yapılması gerekenlerin başında son yapılan düzenlemelerin de bünyesinde bulundurduğu adaletsizlikler sebebiyle dahil olduğu motorlu taşıtlar vergisiyle özel tüketim vergisi ve katma değer vergisindeki vergi adaletsizlikleri ile bunların yanında denizlerimizin korunması, kirlilikle mücadele, denizlerde ve kıyılarda mal ve can güvenliği sağlanması ve avlanma konusunda alınan önlemlerin etkinliği, kıyı talanları, turizm problemleri gibi konularda da çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu sorunların çözümlenmesinde mali konuların ve hukuki altyapının düzeltilmesi yanında deniz kültürünün de topluma aşılanması gerekmektedir. Bu nedenle ülkemizde öncelikle denizle insanı barıştırmak gerekmektedir.
Bugün gemi sayısı, liman sayısı, limanlar arası mal ve insan taşımacılığı gibi konularda maalesef yeterli gelişmeyi gösterememiş bulunmaktayız. Denizi cazip kılacak hıza, konfora, şartlara ulaşamamışız. Üstelik bu kadar önemli bir bölgede ve müsait şartlar altında. Bir bakıma deniz var, insan var, imkân var, heves edilen denizcilik yok.
Bu çerçevede Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı'nın bu seneki Denizcilik Bayramı etkinlikleri de internet sitesinde şu şekilde belirtilmektedir:
"Denizcilik Bayramı, 4 Temmuz 2009 Cumartesi günü Hirfanlı EÜAŞ Baraj tesislerinde 10:00 - 20:00 saatleri arasında yelken, yüzme ve çeşitli yarışlar, tekne gezileri, yöresel gösteriler ve Gülşen Kutlu ile türkü şöleni eşliğinde kutlanacaktır (26.06.2009)"
Sarıyer Manşet Gazetesi'nde 22.6.2009 tarihli yazısında İbrahim Balcı "balıkçılık bayramı" önerisinde bulunurken Denizcilik Bayramı ile ilgili de eskilerden bahsediyor:
"Unutulmasın bu bayram, 83 yıldan beri Moda koyunda her yıl 1 Temmuz'da "Kabotaj ve Denizcilik Bayramı" adı ile çeşitli yarışlar/eğlenceler yapılarak kutlanmaktadır. 1960'lı yıllara kadar balıkçılar da bu bayrama katılıyor ve alamana yarışlarına iştirak ederek bayrama renk katıyorlardı. Ayrıca tahlisiye kayık yarışları, futa yarışları ve diğer yarış ve eğlencelerle bayram kutlanırdı. "Kabotaj ve Denizcilik Bayram"nı balıkçılar ve sahil şeridinde yer alan semt insanları heyecanla beklerlerdi. Taka, çektirme, gulet, kotra, sandal ve gezi kayıkları ile sabahın köründe yola çıkılır, yarışların başlamasından bitimine kadar deniz üzerinde binlerce sandal, kayık, taka ve diğer vasıtalarla gelen yüz binler piknik yaparak günün tadını çıkarırlardı. Alamana yarışını birinci bitiren ekibin koca alamanayı kaşla göz arasında batırarak, deniz içinde bir süre kaybolmaları, sonra da su yüzüne çıkarak, tekrar alamanayı kullanılır duruma getirmeleri görülmeye değerdi ve hâlâ hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Ne yazık ki 1960'lı yıllardan bu yana alamana yarışları yapılmıyor. Bu renkli yarış için alamana kayığı yok! Olmayınca sporcu da yok, organize de yok! Teknoloji bu renkli olayı da yok etti."
Bu arada Atatürk de kutlamaları Acar Motoru ve Ertuğrul Yatı'ndan izlemekteydi.
Yahya Kemal'in meşhur Açık Deniz şiirinin son kısmı:
"Rûhunla karşı karşıya kaldım o med günü,
Şekvânı dinledim, ezelî musdarip deniz!
Duydum ki rûhumuzla bu gurbette sendeniz,
Dindirmez anladım bunu hiç bir güzel kıyı;
Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı."
Denizle ilgili heveslerinin gerçekleşmesi dileğiyle bütün deniz sevenlerin bayramı kutlu olsun.
"Toprakların ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudret ve yeteneğinin hududu çizer."
Mustafa Kemal Atatürk